27 Ağustos 2011 Cumartesi

Han nehri kenarında bisiklet turu

Bugün ilk defa öğlene kadar uyuyabildim. Kalkınca bugün Kore'ye varan bir değişim öğrencisinin mesajıyla toplanma yerine gittim. Benim Ramazan'ı takip ettiğimi bildikleri için bana öğle yemeğinden sonra bir saat ayarlamışlar. Senin için sorun olmazsa kahve içmeye gidelim dediler. Olur dedim, bir donut restoranına gittik:

Menü Korece olduğu için biraz zorlandılar













Simiti özlemiyor değilim






































Tatları çok kötüymüş. Her deneyen yüzünü buruşturdu.
Dibindeki jel topları yememelerini söylediğimde niye
baştan söylemedin diye kızdılar. hehe =D

















Kahvelerini içtikten sonra metroyla Han Nehri'ne gittik. Etraftaki herkes bisiklet sürüyordu ama bizim bisiklet kiralanan yeri bulmamız bayağı uzun sürdü








Köprünün altında piknik yapan insanlar




İkisi poz verirken diğer ikisi hala bisiklet seçmekle meşguldü

Benim bisikletim



Yorgunluğumun nedenini dünkü yürüyüşüm zannediyordum
Meğersem vitesi değiştirmeyi unutmuşum
Yolun sonunda fark ettim =(

Yarış yapan insanların bitmesini bekledik uzun süre
Han Nehri'nin kenarında fark ettim ki Koreliler gerçekten sağlıklarına çok düşkünler. Gencinden yaşlısına herkes ya koşuyordu ya bisiklet sürüyordu ya da paten kayıyordu. Hem de tam takım kıyafetleriyle. Daha önce paten kayan yaşlı insan görmemiştim. İlk defa burada gördüm. Hem de bir sürü. Bisiklet süren insan sayısı çok daha fazlaydı. Neredeyse hepsinin bisiklet sürmekten bacak kasları kafam kadar olmuştu.

Metroya doğru yürürken
 Geldiğimiz metro durağı uzakta olduğu için daha yakın bir metroya gitmek için caddelerde yürümeye koyulduk. Apartmanlar çok büyük ve çok fazla.

Diğer dikkatimi çeken şeyse neredeyse tüm arabaların ön camları da dahil olmak üzere tüm camları siyah filmle kaplı. Türkiye'de yasak bildiğim kadarıyla. Arkadaşlarıma sordum Avrupa'da da yasakmış. İlginç.
Metro içi





Metronun içinde gerçekten çok güzel ürünler çok ucuz fiyata satılıyor. Şık ayakkabı ve sandaletler 10.000 Won civarında. Takılar ve kozmetik ürünler de cabası.









İftarımı gelirken metroda kahveyle yaptım. Yurda vardığımda ise ilk yaptığım yandaki markete dalıp canımın istediği her şeyi almak oldu:

Süt süt süt
Süt süt süt
Mikrodalgada ısıtılabilecek hazır yemekler
Hepsini bitirmişler =(
Lee Minho'lu kahve =)
Hepsi 5.600 won tuttu
Kahveli sütler 2 alana 1 bedavaydı
Ne olduğunu bilmediğim yeşil şişeyi de kahvenin yanında verdiler
















Bugün de böyle bitti. Yarın dinlenebilirim umarım. Pazartesi ders başlıyor zaten. Umarım yazmaya devam edebilirim. Şimdilik hoşçakalın.

10 yorum:

  1. Seul için küçük Amerika diyorlar, tarihi dokusu pek yok diyorlar ne diyorsun? :9

    YanıtlaSil
  2. Doğru söylemişler. Benim şimdiye kadar görgüğüm her yerde büyük küçük ışıklandırılmış binalar vardı. Tarihi olarak gördüğüm tek yer saraydı o da beton yığınının içine hapsolmuştu. belki ilerde görürüm ama şimdilik tarihi dokuyu göremedim

    YanıtlaSil
  3. Çok ayrıntılı anlatmışsın , para hesapları felan paylaştığın için teşekkürler , blogunun linkini korea-fansta gördüm.Ben de eğitim için düşünüyorum da bazı sorularım olacaktı , bu başlıkta mı sorayım?

    YanıtlaSil
  4. Önce kendimi tanıtayım.Ben Şerife ,Selçuk Üniversitesinde ilköğretim matematik öğretmenliğinde okuyorum ve yüksek lisans için düşünüyorum çünkü değişim gibi birşeyler yok sanırım.Merak ettiğim ne kadar kalacaksın ve ayda ne kadar harcıyorsun,yemek,yol felan?

    YanıtlaSil
  5. Bloğun diğer başlıklarını, özellikle "Gitmeden" başlığını okursanız sorularınızın yanıtını bulabilirsiniz. Geleli bir hafta olmadığı için aylık harcamamı henüz bilmiyorum. İlerleyen günlerde aklınıza gelebilecek her türlü soruya daha ayrıntılı cevaplar bulabileceksiniz emin olun =)

    YanıtlaSil
  6. Okudum da yol yemek derken ordaki ulaşımı kastetmiştim,hani bir ayda ailemizin ne kadar göndermesi gerekir o açıdan ama teşekkür ederim ilerleyen günlerde öğrenirim :) Başarılar

    YanıtlaSil
  7. Şöyle gevrek bir simitin yerini hiç bir şey tutamaz da :) eminim o Pink Dual Heart şeysi bizim Bilkent'te çok tutardı :) ellerinde o morumsu içeceklerle anfilere doluşurdu tikkiler :)Han nehrinin manzarasına bayıldım, her şey iyi güzelde o Lee Minho ambalajlı kahve nedir ya :) "bu kahveyi için güne bu abim gibi yumurta kıvamında başlayın" slogan bu olmalı :) Oğuz Şahin.

    YanıtlaSil
  8. Lee Min Ho mu.? Ah kahveden nefret ederim aslında ama ambalajı için bile alabilirim. :D

    YanıtlaSil
  9. o kahveden artık göremiyorum etrafta. lee minho kahve işinden elini eteğini çekmişe benziyor =)

    YanıtlaSil