26 Ağustos 2011 Cuma

Keşifler Başlasın!!

Bugün oryantasyon yoktu. Yurt parasını gelirken dolara çevirmiştim. Burada da wona çevirmem gerekiyordu ama oda arkadaşım bankada çevirmenin pahalı olabileceğini söyledi. Bildiği dövizcinin de metronun Cultural Park istasyonu civarlarındaki alışveriş merkezlerinde olabileceğini söyledi. Ayrıca metroyu çok kullanacaksam doldurmalı kartlardan almamı tavsiye etti. Ondan Korece birkaç soru cümlesi öğrenip yola çıktım. Metro kartını aldım almasına ama oradaki makinelerden doldurmayı beceremedim. İmdadıma oradan geçen yarı Arap yarı Koreli arkadaşım yardım etti. O da akrabalarını ziyarete gidiyormuş. Aynı metroya bindik ama ben hat değiştirmek için birkaç durak sonra indim. Seul metrosunda hat değiştirme işlemi gerçekten çok karmaşık. Okları takip etmek bile yetmiyor. Oradan geçen bir kıza sordum beni takip et dedi, zaten metroda tek yaptığım takip etmek.. Diğer metroya binince bir durak sonra Cultural Park istasyonunda indim ama bu sefer de çıkışı bulamadım. Oradan geçen bir kadına sordum o da takip et beni dedi. En sonunda çıkışı bulmuştum ama bu sefer de alışveriş merkezini bulmam gerekiyordu. Gitmeden önce oda arkadaşım sorarken "shopping center" değil, vurgulu vurgulu "şoping sentaa" dememi tembihlemişti, işe yaradı.

Metrodan çıkınca karşıma çıkan ilk şey stadyum inşaatıydı


Alışveriş merkezinin erkekler için olan katı

Kadınlar için olan katı

Paramı bozdurunca tekrar dışarı çıkıp dolaşmaya başladım


Başka bir alışveriş merkezi

Çok değişik ve şık kıyafetleri var.
Koreli kadınların bu kadar güzel giyinme nedenleri kendi
marifetleri değilmiş anlaşılan


Çocuklar için de modaya uygun kıyafetler var
Gittiğim iki alışveriş merkezlerinde de dikkatimi çeken nokta mağazalar yerine stantlar olması ve her stantta tek bir çeşit kıyafet olması:



Sadece dantel

Sadece tül

Sadece taşlı
Türkiye'yken aldığım, çok severek giydiğim ve başka hiçbir yerde görmediğim tül eteğimi buraya getirdim. Getirmeme gerek yokmuş bile. Burada, Türkiye'de sadece sizde olabilecek bir kıyafet türünün bin bir çeşiti var ve bu çeşitlerden hiçbiri birbirine benzemiyor. Çok ilginç. İyi ki gelmeden uzak doğulu arkadaşlarım buraya fazla kıyafet getirmemem konusunda beni uyarmışlar, buraya gelip bavul sınırını aşarak gidenler çokmuş çünkü.

Alıveriş merkezinden çıkınca yürümeye devam ettim. Bir de ne görüyüm? Yürüye yürüye hat değiştirdiğim metroya kadar gelmişim. Aklıma metro çıkışlarını takip ederek gidersem okula ulaşabileceğim geldi. Aldım elime şehir haritasını başladım yürümeye:

Seul'de bunun gibi pek çok mini nehir var asıl büyük nehre bağlanan


Yürürken bir tane manav buldum

Bunlar da fiyatları

Türk parasına çevrilince biraz pahalı kaçıyor 
Bunlar da tahıllar

Havuçlar aşırı büyüktü

Muz bizdekiyle neredeyse aynı

Yurda çıkan yol.
Yorgun bir günün ardından işkence gibi gelen yokuşu

Buraya 5.700 won ödedim
(Muz 2000, havuç 1000, diğerleri tane olarak hesaplandı)
Arka poşetteki 4 tane şeftaliyi de orada satış yapan acuşşi
giderken poşetime doldurdu =)
Oradan çıkınca yürümeye devam ettim ama bir yerde erken döndüğüm için tünele varmışım. Yoldan geçen bir tane oppaya o an haritanın neresinde olduğumu ve Kore Üniversitesine nasıl gidebileceğimi sordum. Bozuk İngilizcesiyle tünelden gidersem tehlikeli olacağını yakınlarda metro olduğunu söyledi. Yürümek istediğimi belirtince yolu tarif etmeye çalıştı. Baktı olmuyor, beni takip et dedi ondan önce pek çoğunun yaptığı gibi. Giderken yarı İngilizce yarı Korece yarı beden diliyle anlaştık. Model olmak istiyormuş ilerde. Elindeki poşeti görünce alışverişten mi geldiğini sordum. İçindekileri gösterdi: göz kremi, el kremi, yüz kremi ve parfüm. Koreli erkeklerin bakımlı olması hakkında söylenenler abartı değilmiş yani. Gele gele kampüse kadar geldik. Yanlış anlamadıysam bizim okulda çalışan bir ikizi varmış. Giriş kapısından sonra onu ziyarete gitti sanırım. Ben de yorgun argın yurda döndüm. İftarda sadece meyve salatası vardı. Baktım doymuyorum, aşağıdaki marketten o kadar ramen arasından domuz ürünü olmadığı için sadece iki tanesini alabildim. Geldiğimde mutfakta iki tane Çinli kız kendi eriştelerini yapıyorlarmış. Onlarla birlikte sohbet ede ede yedik. Bugün bir kez daha anladım ki uzak doğulular gerçekten sıcakkanlı ve yardımsever insanlar. Umarım hep böyle devam eder.

Günümü mini şehir turumun haritasıyla bitirmek istiyorum:

Üstteki halka okulun metro durağı
Ortadaki hat değiştirdiğim yer
Sol alttaki döviz bozdurduğum yer

5 yorum:

  1. Abla çok güzel günler geçiriyorsun.Bakarken çok eğleniyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Abla derken? O kadar yaşlı değilim ya =)yine de teşekkürler =D

    YanıtlaSil
  3. Abla ben 15 yaşındayım seni bilemiyorum ama :) Önemli değil ve ailen içinde çok üzülme abla,tatilin keyfini çıkar (:

    YanıtlaSil
  4. şoping sentaa'daki sadece dantel reyonu beni ürküttü anacım :) hiç sevmem :) Ayrıca el kremi, yüz kremi eyvallah da :) göz kremi bizi aşar ya :) ben gözümdeki çapaklarla ve gözaltı torbalarımla mutluyum :D Oğuz Şahin.

    YanıtlaSil
  5. betül unni daha öncede soylemiştim ben korede hemşirelik okumak istiyorum ama nasıl olucak ne yapıcam hiç bir sey bilmiyorum sağlıkla ilgili bir universiteye girdikten sonramı değişim öğrençisi olarak kayıt yapmam lazım bilmiyorum lütfen yardıncı olun yalvarıyorun saadet abla sarange

    YanıtlaSil