8 Eylül 2011 Perşembe

Terasta yemek

Bugün yine güne kızarmış tost ekmeği üzeri yağ reçel karışımıyla başladım. Dün aldığım yumurtaları kırmaya vaktim yoktu çünkü derste tartışmak üzere Sineklerin Tanrısı kitabının 4. ve 5. kısımlarını okumam gerekiyordu. Baktım bitiremiyorum açtım youtube'u, kitabın 1963 yapımı filmini izlemeye başladım.Sonra ondan da sıkılıp derse gittim, binanın önünde Korece dersinden arkadaşlarımı gördüm:


Bu üç arkadaşla dörtlü olmuş vaziyetteyiz. Haftanın 4 günü olan Korece dersinde hep aynı masada oturuyoruz.  Biri Vietnam kökenli İsveçli. Biri Çin kökenli Singapurlu, diğeri de Hint kökenli Singapurlu. İnanılmaz komikler. O yüzden Korece derslerini iple çeker oldum. Yoksa koskoca 1 saat 15 dakikalık ders hayatta geçmezdi. Solda oturan arkadaş tuvalete gitmek için hocadan izin almaya kalktı, el kaldırıp hocaya "çogi yo!" deyince kadıncağız ne diyeceğini şaşırdı. Sonra yanımıza gelip ben acumma değilim deyip başka bir şeyler öğretti ona hitap etmemiz için ama şimdi unuttum.

Ders bittikten sonra sınıftaki 9. gruptan bir arkadaşım, grup badilerinden birinin metro istasyonunda rap gösterisi olduğunu söyleyince takıldım peşine:

Baya izleyen vardı




Badimiz soldan ikinci
Gri tişörtlü

Önde oturanlar şarkı söyleyip arkadakiler rap yapıyordu
Güzel bir performanstı
Beğendim



Diğer grup 9 üyeleri de oradalardı


Japon arkadaşım

Çin kökenli Avusturalyalı
Aksanı çok şirin


Fotoğraf çekişmece


Başka bir 9. grup badisi









Metro istasyonundaki ekmekçi
 Gösteri bittikten sonra ortada kalanlarla yemek yemek için bir yerlere gitmeye kara verdik:

Manzaralı asansör

Bu da manzarası

Okulun etrafında böyle şık yerler olduğunu bilmiyordum

Toplantı yemeğine benziyor

Bize baş köşeyi verdiler hehe

Manzara manzara




Yanımda getirdiğim tarhana ve sebze yemeği

Onlar da garip kore yemeklerinden sipariş ettiler

Hesap ödeme zamanı


Restoranın en iyi kısmı yanımda getirdiğim yiyecekleri ısıtıp getirmeleriydi.Masadaki Alman arkadaşım aynı şeyi Almanya'da yapmam halinde restorandan atılabileceğimi söyledi şaka yoluyla. Bir de Kore restoranlarında her yabancının dikkatini çeken nokta masalarda butonların olması. Butona bastığınız anda garson masanıza geliyor. Böylece garsona el sallama derdinden de kurtulmuş olunuyor. Diğer bir önemli nokta ise garsonlara bahşiş bırakılmaması. Bahşişi hakaret olarak algılıyorlarmış. Bu arada tarhanayı arkadaşlarım beğendiler. Nasıl yaptığımızı an

Yemekten sonra yol üstündeki oyuncakçıya ya da artık adına ne denilirse ona uğradık:












Bunlar da kazanan ödülleri


Beyzbol atış yeri de vardı
Herkes sırayla oynadı








Biz oynarken başka değişimci arkadaşlar da geldiler
Yabancılar baya ilgi gösteriyor buraya anlaşılan



Sonra sıra bana geldi. Her ne kadar ben oynamayı bilmem dedimse de ısrarlara dayanamayıp oynadım sonuç: 0 da 0. Hiçbir topa vuramadım. Sonradan öğrendim ki duruşum bile yanlışmış.

Sonra tekrar atış yapandan oynadılar


Oyundan sonra yurtlarımıza dağıldık. Bugün güzel bir gündü, en azından yurda o kadar yorgun dönmedim. Ya da yurda gelirken tırmandığım tepeye alışıyorum. Olabilir yani. Yemekte konuştuğumuz konular da hoşuma gitti bu sefer. Sayfanın başındaki arkadaşlarla genelde komik konuları konuşuyoruz, Avrupalı arkadaşlarla pek muhabbet dönmüyor. Onlar daha çok hanım hanımcık ve beyefendice oturmayı tercih ediyorlar. Bu gruptaki arkadaşlarla ise kendi ülkelerimizdeki politik sosyal durumları konuştuk. Her birinin ortak özelliği, içlerinde devletten sürekli yardım alıp, boş beleş yaşamalarına rağmen her fırsatta sorun çıkaran insan gruplarının olması sanırım. Özellikle Kanadalı ve Avusturalyalı arkadalarım bu konuda çok dertlilerdi. Sadece bizde değilmiş demek ki.

Yurda dönünce para çekmeye kalktım ama acı gerçekle yüzleşmek zorunda kaldım
Hesabımda sadece 50bin won kalmış
Onu da Bilkent'ten gelecek olan bursa kadar harcamamam lazım
Bana şans dileyin
Yakında size 50bin won'la Kore'de 1 hafta nasıl hayatta kalınır onu yazacağım
Bekleyin!

7 yorum:

  1. Ooo gerçekten 50bin wonla işin zor görünüyor.Herhalde yurttan pek çıkmaman gerekecek:)Allah yardımcın olsun ne diyelim^^rsvk

    YanıtlaSil
  2. park min yeon9 Eylül 2011 04:38

    ahhh gercekten yazik sana...
    ama tum bunlar bi yana eglenceli ve guzel bir gun gecirmis olmana sevindim..belki cok cok eglenceli degildir senin icin ama guzel bir gun oldugunu soylemis olmana guvenerek senin adina sevindim dogrusu.umarim korede gecirdigin sure boyunca sikinti cekmez ve bizimle guzel anlarini paylasmaya devam edersin.derslerinde basarilar.saadet FIGHTING!!!

    YanıtlaSil
  3. ya bende onu merak ediyordum koreye gidince nasıl para transfer edicem ailem bana para yollayacak diye.. ayrıntılı bilgi verirmisin??

    YanıtlaSil
  4. Benim normalde banka hesabım Yapı Kredi'de. Kartımın kopyasını yaptırıp aileme verdim kolayca hesabıma para yatırabilsinler diye ama sonradan öğrendim ki her para çekişimde hem Yapı Kredi hem de ATM'sini kullandığım banka komisyon alıyormuş. Şimdilik o komisyonun ne kadar olduğunu bilmiyorum ama baya yüksek olduğu kesin. Zaten burada hesabımda ne kadar para kaldığını göremiyorum. O yüzden gelmeden önce Citi Bank'tan hesap açtırdım. Burdaki Citi Bank ATM'sinden para çekince 1,5 Dolar komisyon alıyormuş. Şimdilik abimin kartımı göndermesini bekliyorum. Zaten oryantasyon sırasında okul herkese Hana Bank hesabı açtı. Onun da kartının çıkmasını bekliyorum. Çıkınca ailem Yapı Kredi'ye yatan bursumu çekip Citi Bank'a yatıracak, ben de ordan topluca çekip Hana Bank'a yatıracağım. Bu şekilde aradaki komisyon zararını en aza indirmeyi planlıyorum

    YanıtlaSil
  5. teşekkür ederim..

    YanıtlaSil
  6. İnternete nasıl giriyorsun? mobil modemlemi? Türkiye'den mi aldın Kore'den mi?

    YanıtlaSil
  7. Hoş bir gün olmuş.Hesabında az para kalmasına üzüldüm umarım zorluk çekmezsin abla :)
    Gamze_metal (:

    YanıtlaSil