8 Ekim 2011 Cumartesi

Seoul International Fireworks Festival 2011

Bu sabah dağ yürüyüşüne katılmak için erkenden kalkmıştım ama kendimi halsiz hissedince dışarıda gezeceğime internette gezerim daha iyi deyip açtım facebook'u. Malezyalı bir arkadaşım yaptıkları bir böreğin resmini paylaşmış. Güzel görünüyor, lezzetli mi vs. diye muhabbete dalınca, bugün Malezya büyükelçiliğinde toplanma var sen de gel dedi. Davete icap etmezsem ayıp olur di mi. Hani yemek olduğundan felan değil yani. O sırada dün Koreli bir arkadaşının düğününe gideceğini söyleyen Özbek arkadaşım da bu sabah sen de gel diye mesaj atmış. Baktım saatler uyuşuyor, günümü planlayıp çıktım yola. İlk durağım Hannam'daki Malezya büyükelçiliği oldu. Metrodan çıkınca bayağı bir yürüdüm. Meğer otobüse binmem gerekiyormuş. Zor da olsa Malezya yemeklerine kavuştum:








Çikolataaa


Elçiliğin öğrencilerden sorumlu üyesi
Asıl Malezyalılardanmış

Bu da elçilik görevlisi
Hint kökenli Malezyalılardanmış

Öğrenciler şarkı söylerken


Anladığım kadarıyla Malezya Büyükelçiliği Kore'deki Malezyalı öğrencileri bir araya getirmek için bu tip etkinlikler düzenliyormuş. Zaten çoğu burda Malezya devler bursuyla Seoul National University'de okuyor. Bir kısmıyla camide tanışma imkanı bulmuştum. Beni davet eden arkadaşım da bizim okulda okuyor. Etkinlik sırasında Malezya'dan bahsetti biraz. Çin ve Hint kökenli Malezya vatandaşlarının çok olmasının yanında Malezya'nın kendi içerisinde de çok değişik etnik kökenleri barındırdığını söyledi. Hatta etraftakileri gösterip şu şu kökenli bu bu kökenli diye örnekler göstermeyi de ihmal etmedi. Hepsi barış içinde bir arada yaşıyorlarmış. Maşallah ne deyim.

Daha sonra arkadaşım beni otobüse binmeye ikna ettikten sonra Hangangjin metro istasyonda otobüsten inmemi söyledi. İlk başta olmaz kaybolurum desem de gelirken kullandığım yolun ne kadar uzun olduğunu farkedince kabul ettim. Ben oraya üç hat değiştirerek gitmiştim ama hiç hat değiştirmeyip metrodan sonra otobüse binerek çok kısa sürede ulaşabilirmişim. Otobüs çizelgelerini en kısa zamanda öğrensem iyi olacak.

Oradan Özbek arkadaşımla buluşmak için Hongdae'ye gittim. Aslında defalarca aramama rağmen metro haritasında bulamamıştım nerede olduğunu. Meğer harita'da Hongik University diye yazıyormuş. De Korece'de üniversite olduğu için öyleymiş. Benim hiç aklıma gelmemişti. Bayağı bir geç kalsam da arkadaşımla buluşabildim. Nikah salonuna geldiğimizde tören çoktan başlamıştı:

Mumları üfleyelim

Pastayı da keselim

Burada damat ayakkabısına para topluyordu



Aile fotoğrafı eksik kalmasın


Kore'de düğünlerde kendi yemeğinin parasını kendin ödüyormuşsun
Çok şaşırdım
Normalde 30bin wonmuş ama öğrenci oldğumuz için 15bin won koyduk zarfa
Sonra da bu adama verip biletimizi aldık




Fotoğraf çekinmece

Yemek biletim
Tırnağımdaki kına da hala duruyor

Açık büfe
Yupppii

Fazla sevinmesem iyi olur



Kimbap
İçinde salam olduğundan yiyemiyorum doğal olarak



Et yemekleri
Biz de ördekle dana etinden alabildik sadece

Deniz börülcesi sanırım
Hiç yemedim daha önce
Yemeyi de düşünmüyorum hehe



Soğuk et yemekleri



Ahtapotcuklar

Karides

Midye

Sümüklü böcek

Tatlılar
Doyasıya yiyebileceğim bir kısım buldum sonuda



Benim tabağım

Soğuk noodle
Hazırlamama oradaki Koreli bir kadın yardım etti

Sıcak olanı daha güzeldi

Tatlı tabağım

Çiğ balık
Beğenmedim

Masamıza oturan Koreli'yle de tanıştık
Özbek arkadaşımla uzun uğraşlar sonucu Türkçe anlaştığımızı görünce
bayağı bir güldü.
Sonra bize tercümanlık yaptı sağ olsun


Gelin ev damat hanboklar içinde


Sonra arkadaşım okulundaki bir festivale (onun deyimiyle bayrama) katılmak için ayrıldı. Ben de akşamki havai fişek gösterilerine kadar vakit geçirmek için Hongdae civarını dolaşmaya başladım:

Aile boyu hanbok giyelim



Sokakta satılan şekerler
Ucuzdu ama almadım

Ama bu defterlerin ucuzluğuna dayanamadım
Kalın kağıtlardan yapılmış





En alt kısımdaki küpeleri beğendim
15bin wonmuş
İndirim yaparız dese de pahalı geldi

Telefon kaplarındaki son nokta

Elime yüz maskesi tutuşturdular
İçeriyi gezersem bedavaymış
E geziyim o zaman dedim


Çatlatmalı ojeler
Daha sonra festival'in yapılacağı Yeoido istasyonuna geldim. Ben sıradan bir etkinlik olacağını tahmin edip, beklentisiz gelmiştim ama bu kalabalığı görünce bayağı büyük bir organizasyon olacak heralde diye düşünmeden de edemedim:






Nehrin kenarında inanılmaz bir kalabalık vardı. Ben köprünün öbür tarafında indiğim için oradan ibaret zannediyordum ama oradaki büyük bir ekrandan sahnede gösteri yapan insanları görünce o sahneyi bulmalıyım dedim içimden. Nehrin kenarındaki kalabalığın içinden yaklaşık bir kilometre felan yürüdüm. Sonunda sahneyi gördüm görmesine de oraya akan kalabalığın arasında içeri girerken güvenlik durdurdu. Meğer oraya biletle giriliyormuş. Boynumu bükmüş geri dönerken yine o kalabalığın içinden bir el uzandı, tabi o elde de bir tane bilet. Kimin verdiğini tam göremesem de orta yaşlarda bir adamdı sanırım. Mutlu bir şekilde biletimi verip bilekliğimi taktım. Özel bölmeye girmiş bulundum. Şanslı günümdeyim hadi yine iyiyim:

Bu sahneni etrafındakilerin bilekliği farklıymış.
O kısma geçemedim
ama beni gönderdikleri kısım daha güzeldi
nehrin dibindeydi hem de

Giriş bilekliğim

Gösteriler başlasın


















Köprüyü de alet etmişler işin içine

Dönme vakti

Yollar bile kalabalık

Uzun uğraşlar sonucu geldiğim metro istasyonuna vardım. Gösteri bir saatten fazla sürdü. Festivali düzenleyen de bir tane havai fişek firmasıymuş ve bunu her sene aynı yerde geleneksel olarak yapıyormuş. Hiç görmediğim kadar çeşitli havai fişekleri izleme imkanı buldum. Özellikle şekilli ve yazılı olanlar bayağı bir ilginçti. Çaldıkları müzikler ve o fişeklerin o müziğe göre dans etmesi de ayrı bir hava katmış. Çok beğendim açıkçası. Böyle bir şey beklemiyordum. Sadece facebook'ta etkinlik olarak görüp katılmak istemiştim ama nereden bilebilirdim ki bütün Seul'ün orada olacağını. Üstüne bir de özel kısımda izleyeceğimi. Bugüne de üç etkinlik sığdırmayı başardım. Uzun süredir yurtta oturmanın acısını çıkarmış oldum. Dağ yürüyüşüne gidemedim ama neyse bir daha ki sefere inşallah.



6 yorum:

  1. biraz da benim için gezmeyi unutma tamamen ev ve fakulte arasında tıkılmış durumdayımmm:(
    (zeynep cahide)

    YanıtlaSil
  2. park min yeon14 Ekim 2011 01:49

    ohhh sonunda saadet abla...sonunda bir seyler paylasmissin.her gun girip blogunda yeni bir seyler var mi diye bakiyorum ve kac gundur bir sey goremedigim icin uzuluyordum.bugun arkadasima senin blogunun linkini vermek icin girdigimde paylasimlarini gordum ve cok cok mutlu oldum.bizi senden ve kore yasantindan mahrum birakma...hadi yine iyisin guzel bir gun gecirmissin.umarim hep boyle olur ;)kendine iyi bakkkkkk!!!

    YanıtlaSil
  3. Bu aralar mevsim değişikliğinden dolayı biraz hastaydım ama gezmeye ara vermiyorum tabi. Hepiniz için yeteri kadar gezilecek yer var gibi görünüyor şimdilik =)

    YanıtlaSil
  4. maşallah baya atraksiyonlu birgün olmuş, su üzerindeki balık görünümlü efekte bayıldımmm.

    benim en çok merak ettiğim hata dizilerde düğün sahnesi görsekde devamında ne oluyordur diye düşündüğüm şeyi sorma vakti: bu gelin damat hiç oynamaz mı? iki göbecik bir harmandalı sonra bir halay olmaz mı? nikah mum pasta ye iç byby mı?

    YanıtlaSil
  5. Bu gittigim nikah oldugu icin bizdeki nikahlardan pek farkli bir sey gozume carpmadi (yemek parasini kendimiz odememiz disinda). Geleneksel dugunlerde durumun farkli oldugunu tahmin ediyorum cunku gittigim bi festivalde (hanok village'deydi sanirim) geleneksel sarkilar soylenirken ebeler nineler dayanamayip ortada dokturmeye basladilar. koy dugunune gidersem yazarim nasil oluyormus dugunleri diye =)

    YanıtlaSil
  6. heheheh:) ben de koredeki düğün ortamını merak eder dururdum malesef diziler yeteri kadar bu konuyu işlemiyor.

    YanıtlaSil