26 Kasım 2011 Cumartesi

Musc'la Pasta Yapalım

Dün akşam hafta sonunu boş geçireceğim diye hayıflanırken gözüme haftalar önce aldığım kek unu geldi. Tek başıma yapıp yemek olmaz diye düşünüp Malezyalı arkadaşım Musc'tan bana katılmasını rica ettim, Malezyalı öğrenciler için yapılan bir seçime gitmesi gerektiğini, ama işin ucunda pasta varsa ekebileceğini söyleyince diğer Malezyalı arkadaşım Hyda'yı da çağırdım ama onun gönüllü çevirmenlik için bir yere gitmesi gerekiyormuş. Bu Malezyalılar da pek aktif.

Bu sabah erkenden Musc geldi, pastayı yapmaya koyulduk:




İkinci kata geçelim

Elimi kesince bütün bulaşıkları Musc yıkadı








Fotoğraf vakti
Facebook'a yükleyince arkadaşları niye seçime gelmiyorsun diye fırça atmış
hehe



Yurttaki diğer arkadaşlara paket yapma vakti

Aman da pek marifetliyim. Şaka. Marifetli olduğumdan falan değil.. Buraya gelmeden önce aman efendim Kore'ye gidince yemek yapamazsınız, yiyecek bir şey bulamayıp açlıktan ölürsünüz gibi yazılar okumuştum. Haliyle insanın morali bozuluyor tabi. Daha sonra boş ver kim ne derse desin her gün ramen yapar yerim, yine de giderim Kore'ye demiştim. Gördüğünüz üzere pasta bile yapılabiliyormuş. O yüzden eğer Kore'ye gelmek, yaşamak gibi bir fikriniz varsa başkalarının ne dediği sizin için hep ikinci planda olsun. Hatta benim yazılarımı bile kaale almayabilirsiniz. Hani hep derim ya bu Kore'nin sarayları da pek dandik diye. Eğer keyif almayı biliyorsanız o saraylar size.. Bilmiyorum ya sarayları hakikaten dandik. Ama olsun Kore'yi seviyorum ben.

Herkesin bir gün Kore'ye yolunun düşmesi dileğiyle..

25 Kasım 2011 Cuma

Saraylar da Saraylar

Bugünlerde Seul'de hava aşırı soğuk olduğundan dışarı adımımı atmaya korkarken dün Amerikalı bir arkadaşım aralık ayı sonunda evine döneceğinden sarayları gitmeden tekrar görmek istediğini, benim de onlara katıp katılmayacağımı sorunca oryantasyondan beri saray görmemiş olan ben, e olur o zaman dedim. Sabah erkenden yola çıktık, bizimle gelecek olan kız muhtemelen soğuğu görünce vazgeçince biz de kuru ayazda sarayların yolunu tuttuk:


Metro istasyonunda başlıyor saray havası

Ön kapıya gelmişiz yanlışlıkla.
Bu saraya oryantasyonda geldiğimizden bir daha girmedik

Okul gezisine gelen öğrenciler








Birileri çok fena kızmış


Müzeye giden yoldaki ilginç sopalar





Değirmen içi


Burası çocuklar için oyun alanıymış




Sonunda müzeye geldik









Pirinç keki kalıpları












































Müzenin önündeki heykeller

Kısa bir yürüyüşten sonra başka bir saraya geldik
Adı Changdeokgung Sarayı

Chandeokgung'un giriş kapısı

Kombinasyon biletler daha ucuza geldiğinden biz de ondan aldık

Gizli Bahçe'ye (Secret Garden) giden yol



Gizli Bahçe'nin İngilizce turunu kaçırınca Korece turu
beklemeye başladık

Tur başlasın


Bu da tur rehberi
Korece olduğundan bir şey anlamadık tabi



















Namca hwacanşil dedi
Bir tek onu anladım zaten



Oynak pervazlar
Okuma odasına gelen güneşi engelliyormuş












Hava çok soğuktu anlayacağınız üzere



























2 saatlik Gizli Bahçe turu bitti
Sarayı gezme vakti











İlk defa kilitli olmayan bir pencere gördüm
Ulaştıkları teknolojiye şaştım kaldım




Kafaya dikkat edelim yazısını boşuna koymuyorlar












Pencere kağıtlarına delikler açmışlar

Bu da benden olsun









































Sarayı gezdik bitti
Fotoğraf vakti
Bir sorun var galiba












Jongmyo Tapınağı (Shrine)
Yine İngilizce turu kaçırınca Korece'ye katıldık
1 saat sürecekmiş

Bu da tur rehberimiz
Çok şirindi










Gezi bitti
Dönme vakit
Soğuktan buz tuttum desem yalan olmaz

Sokak kıraathanesinde go oynayan acuşşiler


Bu günü de sarayların bir kısmını gezmeye ayırmış oldum. Kombinasyon bilette gidebileceğim 3 tane daha saray var, bir ay içinde kullanabilirmişim de gider miyim bilmiyorum. Sarayların hepsinin birbirine benzemesini geçtim, her yerin kapı pencerelerini sıkı sıkı kilitlemişler, bazı yerlere geçmeyelim diye ipler koymuşlar, içerisi görünen odaların içine de masa sandalyeden başka bir şey koymamışlar. İstanbul'daki saraylarla buradaki sarayları kıyaslamayı bırakalı çok uzun zaman oldu ama en azından içeri girmemize izin verseler de biz de birbirine bağlı labirent gibi evleri doya doya gezsek. Eşyada da gözüm yok. Ama onlar da haklılar. Bütün binalar ahşaptan yapıldığından o kadar turistin orayı bir saat içinde haşat etmesi mümkün. Öyle yani. Hava da soğuktu zaten. Kuru ayazdan yanaklarım al al olmuş. Kışın nasıl olacak Allah bilir.