5 Kasım 2011 Cumartesi

Camide Yemek + Fener Festivali

Bugün camide tam olarak ne için olduğunu bilmediğim bir etkinlik vardı. Herkes bir şeyler hazırlasın beraber akşam yemeği yiyelim tarzı bir şeydi sanırım. Ben de yemeğe yayla çorbasıyla katılmaya karar verdim. Yurtta pişirip daha sonra ısıtmak üzere camiye götürdüm, vardığımda mutfakta ufak çaplı bir koşuşturmaca vardı:


Özbek ya da Malezya yemeği
Tam hatırlamıyorum
İkisi beraber yapıyordu çünkü



Dışarıda yine Koreli turistlerimiz
Camiyi ziyarete gelmişler

Hankuk Üniversitesi'nden arkadaşlarım da geldiler
Hani şu Türkçe bölümünde olanlar




Bu da benim çorbam
O kadar çok su katmışım ki
Tam bir faciaydı

Börekleri yakarken





Yemekleri yeme vakti

Herkes değişik bir şeyler getirmiş

İçeride farklı tür yemek yeniliyormuş
Haberimiz yokmuş

Patlıcan oturtma?
Türk yemeği?


İçeride yemek yiyenler
Onların yemekleri özel
hehe






Yemek yemek yemek

Daha çok yemek


Bana rakip çıktı



















Yemekleri bir güzel silip süpürdükten sonra Türkçe bölümünden arkadaşlarla Chongchon'daki fener festivaline gitmeye karar verdik:
Camiden aşağı inen yolda garip bir araba karşımıza çıktı

Olayın mantığını da anlamadık zaten

Bizimkiler Yumurcak TV'nin mübtelasıymış

Türkçe televizyon kanallarını gören arkadaş neden
Fransızca yok diye kıskandı
hehe

Tarot çadırının önünden geçerken

Havalar soğumaya başlayınca açıktaki seyyar
büfeleri kaplamışlar


Geldik bile
Ama aşağı inmek lazım








Uzun kuyruklardan
(hatta araya kaynamaya çalışan bir acummayı azarladıktan)
sonra aşağı inmeyi başardık




Ağzından ateş çıkaran fener
Aslında pek bir nanesi yoktu ama
her ateş çıkardığında Korelilerin koro halinde
"oooooo" demesi beni de heveslendirdi

Ateşi yakalamaya çalışırken

Yine kaçırdım

Ateşi yakalayamadım ama arkadaşı
"oooo" derken yakaladım



Kayıp balık Nemo'lar yollarda







Değişik değişik
Her türden fenerler










Altında Filipin yazıyordu
Oraya özgü sanırım






Ünlü bir hikayeymiş
Kaplan kadını yakalamış, bana pirinç keki ver canını bağışlayayım demiş
Pirinç kekleri bitince kadını da yemiş
Ben olsam ben de yerdim
Tadı yok tuzu yok
Koca kaplan doyar mı oyla
hehe











Mumları nehre salmaca

Ritim eşliğinde şeker kesen acuşşi
Tadı fena değildi

Her yılbaşında burdaki çan "ding ding" diye çalınıyormuş
Kore'yi şirin bir Koreli'den dinlemek güzel

Çok yorgunuz

Veda vakti
Her ne kadar yaptığım çorba Türk yemeği adına kara bir leke olarak kalsa da güzel bir gündü. Değişik ülkelere has yemekler yedik. Tabi içeri kısımda mis gibi yemekleri löpür löpür götürmüşler, ben oraya sadece fotoğraf çekmek için girdiğimden yemeklere pek dikkat etmemiştim. Resimleri görünce kafam dank etti. Bilseydim hiç acımaz, koca bir tabak da ben yerdim. Neyse en azından fener festivali güzeldi. İki hafta sürecekmiş, ilgilenenlere duyurulur.

3 yorum:

  1. Ahaha inanmıyorum ya :D Dünya küçük derlermişde inanmazdım :D Ben şu "Çok yorgunuz" alt başlıklı resimdeki pepbeli tombiş koreli kızı tanıyorum :D Eğer manyak bir benzerlik değilse onun adı "Eunsu Cho" olmalı, geçen yazın Beşiktaşın orada tanışmıştık, 2 aydır türkiyede olduğunu söylemişti çok şekerdi :D acaba beni görse tanır mı? xD

    Bu arada Saadet Eunsu Cho iyi arkadaşın mı? sık sık görüşüyor musunuz?

    vay be çok şaşırdım xD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o. Diğerleri kadar olmasa da görüşüyoruz. Kendini hatırlatmak istersen ismini ankasaa@gmail.com'a mesaj atabilirsin. İletirim kendisine =)

      Sil
  2. Benim de merak ettiğim bir şey var. Acaba o Türkçe bölümü dediğiniz 4 yıllık bir bölüm mü ? Yani Türkiye'de olan Kore Dili ve Edebiyatı gibi, Türk-Azerbaycan Dili ve Edebiyatı adında 4 yıllık lisans bölümü mü yoksa 1-2 dönemlik kurslar mı ? Yani her yıl Türkçe bölümü okuyan birileri var mı acaba anlamında sormak istedim.

    YanıtlaSil