17 Kasım 2011 Perşembe

Fly Again

Geçenlerde değişim öğrencilerinin açtığı facebook grubunda bir SBS dizisi için batılı görünümlü yabancı öğrenciler arandığı, bir gün sonunda da 100.000 won verileceği yazıyordu. Yine her zaman yaptığım gibi şansımı deneyim diye mail attım. Bir kaç gün sonra tanımadığım bir numaradan telefon aldım. Telefondaki kişi ismimi gayet düzgün telaffuz edince çok şaşırdım. Mailimi gördüğünü, önü kapalı siyah ayakkabılarla perşembe günü İtewon'a gelmemi söyledi. İşin garibi ise bunları bana Türkçe söylemesiydi.

Bugün ise yurttan buluşma yerini bilmeyenleri toplayıp 6.20'de İtewon'da beklemeye başladık. Sonunda bizi alacak olan otobüs geldi ve çekimin yapılacağı yerin yolunu tuttuk:


Sabahın köründe gidince herkes uyumuş doğal olarak

Diziler için inşa edilen köyün haritası


Waşington hava alanında kıyafet bile değiştirdim

Uçuşa hazırız


Mezuniyet yerine vardık 

Kameralar kurulmuş

Baş roldeki kızımız da geldi
Makyaj tazelemekten yüzü eskidi


Bunlar da veliler

Veliler yemekleri bitirmişler
Benim gibi diğer yabancılar da 100.000 için gittikleri için dizi hakkında hiç araştırma yapmamışlar. Aslında ben daha çok meraktan gitmiştim, dizi çekimleri nasıl oluyor diye. Her sahne tekrar tekrar çekiliyor diye duymuştum. Öyleymiş. Tabi buna baş roldeki kızın mimiksizliği eklenince o tekrarlar bir şeyi değiştirmedi sanırım. Biz kendisini tanımadığımızdan yanımızda otururken bile diğerlerinden farkı yoktu bizim için ama daha sonra oraya çekimi izlemeye gelen Korelilerin yüz ifadelerinden kendisinin ne kadar meşhur olduğuna dair az çok bir fikir edinmiş bulunduk.

Havacılık okulundan mezun olduk işte. Şapkaları felan fırlattık. Yönetmen 6 kişinin en sonunda kızı havuza atacağını söylediğinde ise bizimkilerde bir hareketlenme oldu. Her sahnenin tekrar tekrar çekilmesinden bıkmış bünyeler kızı tekrar tekrar havuza atma düşüncesiyle çekimin sonunu beklemeye koyuldu.

Bu arada garibime giden noktalar da yok değildi. Mesela bana verdikleri pantolon o kadar dardı ki tek bacağım ancak sığdı. Koreli kadınların beden ölçülerinin küçük olduğunu duymuştum ama bu kadarını tahmin etmemiştim. Zaten kıyafetler de sayılı olduğundan 4 kıza göre pantolon getirmişler. Sonunda Rus bir kız kendi giydiği pantolonu benimle değiştirmeye ikna oldu. Kendisi de en fazla 34 beden olmasına rağmen pantolonun içine zor sığdı. Diğer bir dikkatimi çeken nokta ise figüranların figuranlarıydı. Renkli peruklar takmış koreliler arka tarafa dizilmişti ve kamera açısına onlar gireceği zaman orijinal yabancılarla yer değiştiriyorlardı. Ha bu arada söylemeyi unuttum, baş roldeki kız  Amerika'daki bir havacılık okulundan mezun oluyordu, biz de oradaki Amerikalılardık. Gerçi biz oraya Avusturalya diye gitmiştik ama değilmiş. Amerikalıymışsız. Zaten ilanda batılı görünümlü yabancılar deyince çekik gözlü yabancı arkadaşlarımız baya bir alınmış. Öyle işte sürekli yer değiştirildi. Sadece dört kız olmasının yanında geri kalanın tamamı erkek öğrencilerden oluşunca kamera açısına girecek öğrencileri yakışıklılardan seçmeye özen gösteriler. Açı değişince çirkinleri yine diğer tarafa atıyorlardı. Zaten yönetmenin elinden bir renkli peruklu Koreliler, iki yakışıklı olmayan yabancılar çekti. Aslında kameranın açısına girmemek daha iyiydi çünkü hava çok soğuktu ve sahneleri tekrar tekrar çekerken oturmaktan donma tehlikesi geçirme ihtimali vardı. Ben de o yüzen kameranın arka tarafında bekledim. Ekrana çıkacağım diye hasta olmak işime gelmedi.

Vee sonunda son sahne geldi ama bekledikleri gibi kızı değil yönetmeni taşıdılar. Hem de defalarca. Hatta bir ara yönetmen taşınmayı sevdiğinden bu kadar tekrar yaptığını düşünmedik değil. En sonunda kızı taşıdılar ve yönetmen bizimkileri bu sahnenin bir defa çekileceğine dair sıkı sıkı tembihledi. Ama yine olan oldu ve kızı taşıyanlardan ikisi yanlışlıkla havuza düştü. Sahne tekrar çekilemeyeceğinden ve yanlışlıkla düştükleri için hazırlıksız yakalandıklarından bizimkilerin havuza bir daha atlamasını istediler. Hava zaten buz gibiydi ve önümüzde tir tir titreyen üç kişi görmek pek hoş bir görüntü değildi açıkçası. Her ne kadar havuza atma kısmında baya bir eğlenmiş olsak da.

Kore dizileri izlemiyordum, ama artık izlemeye başlayacağım. En azından o dandik dizilere bile ne kadar çok uğraşıldığını görmüş oldum. Aslında baş roldeki kızın yerine sokaktan bir kız çevirip oynatsalar daha iyi olurmuş sanki. Makyajdan ve estetikten yüzünü oynatamamasını geçtim, herhangi bir artısı da yoktu. Neyse ya  yine de iyi kız, çekim aralarında makyaj yapmaktan artan sürede bizimkilerle baya muhabbet etti. Öyle yani. bugün de böyle geçmiş, oldu. Dizileri daha dikkatli izlersiniz artık. 

4 yorum:

  1. Boys over flowers ı izle kızın ne kadar ünlü olduğunu farkedersin :)

    YanıtlaSil
  2. O kız bu muydu?http://i294.photobucket.com/albums/mm96/javabeans122/drama/2011/other3/captain5.jpg
    Goo Hye Sun tanınmaz mı yaa o.O
    Kendisi çok başarılı bir oyuncudur :)Diğer arkadaşın dediği gibi Boy Over Flowers'ı izlersen beğenirsen ne kadar ünlü olduğunu farkeder ve seversin bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ordaki performansından sonra kamera efektleriyle yağlanıp ballanmış halini ne kadar beğenebilirim bilmiyorum ama tavsiye için teşekkürler =)

      Sil