6 Kasım 2011 Pazar

Malezya Usulü Kurban Bayramı

Bugün bayram, erken kalkın çocuklar, anneniz bugün sizi bekleeeer.... demek isterdim de insanın yanında ailesi olmayınca bayramı birlikte geçirebileceği insanların ihtiyacını hissetmiyor değil. Aslında dün arkadaşlarla anlaştığımız gibi İtewon'daki camiye gitmeyi planlıyordum ama orada bir programın olmadığını ve sabah aşırı kalabalık olacağını söyleyen Malezyalı arkadaşlarım beni büyükelçiliğe davet ettiler. Türkiye büyükelçiliğindeki kutlamanın da sadece 11 ve 1 arasında olduğunu öğrenince Malezya Büyükleçiliği'nde bayram kutlama fikri bana daha cazip geldi. Bildiğiniz gibi daha önce oraya giderken upuzun bir yolu yürümek zorunda kaldığımdan bu sabah arkadaşlarımdan ikisine en kısa yoldan nasıl gidebileceğime dair mesaj gönderdim. Sağ olsun içlerinden biri taksiyle giderken beni de yol üzerinde aldı, beraber elçiliğin yolunu tuttuk:

Bayram namazı öncesi
İlk defa bayram namazına geldim desem yalan olmaz

Resimler
Kimin bilmiyorum

Geşeneksel kıyafet giymiş çocuklar daha bir şirin oluyorlar


Bayramlaşma vakti

Dışarıda yemekler hazır
Şansımıza da bugün çok yağmurluydu hava

Fotoğraf çekinmece


Biz de yiyelim

Pilavdan koyalım

Tavuk etinden de koyalım
 Körili tavuk eti saatlerce piştiği için et olmaktan çıkmıştı ama çok ayrı bir lezzeti vardı. Ben çok beğendim, tabi pilavdaki karidesleri bacakları ve antenleriyle yiyemeyeceğim için arkadaşım benim içi ayıkladı sağ olsun. Ha bu arada arkadaşımla tabaklarımızı doldurduktan sonra ellerimizde tabaklarla çadırın altında bekliyorduk. Yağmur da yağmaya devam ediyor tabi. Nasıl olduysa üstümüzdeki muşambanın suyu taşıyamayıp kıvrılması bir oldu. Bütün su tabağıma şarııılt diye dökülüverdi. Her şey buraya kadar normal de o kadar insanın içinde suyun bula bula benim tabağımı bulması "acaba bu bir işaret mi?" sorusunu aklıma getirmedi değil. Bana yeni bir tabak hazırlanırken arkadaşımın yorumu daha bir vahimdi: "Tüm su senin tabağına boşalınca hiç şaşırmadım, tam Saadet'lik bir vaka dedim içimden."

Erişte
Sosu daha sonra ekleniyor
 Yemek bitti Fotoğraf çekinme zamanı:



















Elçilikteki program bittikten sonra herkes bir taraflara dağıldı. Biz de Malezyalı bir ailenin evine gitmek için yola çıktık:


Kısa bir yolculuğun ardından vardık gideceğimiz yere

Tabi burası değil sadece manzarayı çekiyorum







Eve vardık sonunda

Ev sahibi bizi dışarıda karşıladı

Bizden önce varmışlar bile


Aparatifler de hazır

Bazıları dışarıda beklemeyi tercih etmiş

Ev sahibinin kızının odasındaki yastıklar

Ooo
Etler de gelmiş







Bizimkiler de camiden sonra buraya gelmiş




Cami ahalisi de kısa bir ziyarette bulundu






Et bittikçe yenisi geldi
Bitmeyen et
hehe





Ev sahipleri



Tanışalım kaynaşalım

Evden çıkınca başka bir  eve doğru yolaçıktık

Diğer eve de vardık


Çok romantik


Balkondan manzara
Önce orman

Sonra Namsan Kulesi

Ormanın bitiminde varoş mahallesi

Mahallenin bitiminde gökdelenler başlıyor


Evin minikleri de Kore dizisi mübtelasıymış meğer



Tatlı
Adını bilmiyorum
Ama tadı harikaydı

Kek de çok güzeldi
Uzun süredir ev yapımı kek yememiştim



Yemekler hazır

Bu cipsler aşağıdaki erişteyi yemek için
kaşık niyetine kullanılıyor

Tadı çok acı olsa da çok güzeldi
En çok bundan yedim




Bu erişteye de sos dökülüp yeniliyor

Kurabiyeler
Hindistan cevizli şeyler

Çocukları yine dizi izlerken yakaladım

Aile fotoğrafı
Diğerleri de balkonda

Malezyalı bebek

Şirin şey

Gece fotoğrafı


Kendinizi evinizde gibi hissedin
olayını abartınca

Resimleri inceleyelim
Yurda döndüğümde vakit bayağı geç olmuştu. Hatırlarsanız Ramazan Bayramı'nı yalnız geçirmiştim. Her ne kadar daha sonra camiye gitsem de bir bayramlaşma durumu olmamıştı. Bugün hayatımda ilk defa değişik bir bayram deneyimi yaşadım. Bambaşka bir ülkede daha başka insanların bayram kültürünü ilk elden görmüş oldum. Hem de en az Türkler kadar sıcakkanlı ve misafirperver Malezyalılarla birlikte. Bayram gezmesine bile çıktık daha ne olsun? Şekerimiz ve kolonyamız yoktu ama yediğimiz yemekler gerçekten harikaydı. Kore yemekleriyle kıyaslayınca Malezya yemekleri gerçekten çok güzel. Bazıları acıydı hatta bir tanesinde biber gelince gözümden yaş geldi ama ona rağmen karnım patlayana kadar yedim. Ev sahipleri de daha bir sevecen idi. Zaten uzun süredir bir arada olmanın verdiği rahatlıkla hepsi bir Malezyalı gençlere birer aile olmuştu, bizi de o ailenin bir parçası yapmalarına çok sevindik. Hele bir de bayramda ailelerinden uzak olan bizi yalnız bırakmadıkları için daha bir mutlu olduk. Umarım bir gün tekrar aynı ülkenin insanlarıyla bir bayram daha geçirme imkanı bulurum. Ya da onlar Türkiye'ye gelsinler ben onlara baklavayla sarma ikram edeyim, e tabi kolonya ve şekeri unutmamak lazım..

Herkese iyi bayramlar!!



1 yorum: