31 Aralık 2011 Cumartesi

Endonezyalılarla Yeni Yıl Partisi

Dün akşam eski yurudmdaki Endonezyalı arkadaşımla konuşurken bugün için arakdaşlarının evinde yemek yapacaklarını söyledi. Sen de katılmak ister misin diye sorunca hayır demek olmaz diye düşündüm çantama Türkiye'den getirdiğim keşkülü ve sütü atıp bugün takıldım peşine. Önce daha önce de gittiğim Endonezyalı başka bir arkadaşımızın evine uğradık. O da döktürmüş:

Yumurta ve hindistan cevizli birşeyler

Muz tatlısı
Değişik bir sosun içinde kaynatmış

Omletimsileri keserken

Yola çıkıyoruz

Diğerlerini de bekleyelim

Ev kalabalık anlaşılan

Onlar başlamış bile yemek yapmaya

Ramen kavurması
haha

Masayı kenara alalım


Çoban salata mı yarpıyor onlar ne?

Yemekler dizilmeye başlanmış

Yaprak sarma!!??!!!

Eve gidince ben de tatlı yapacağımı söyleyip çantamdaki keşkülü çıkarınca evin sahiplerinden biri aa bundan bende de var dedi. Bir baktım dolapta Türk geleneksel tatlıları sıra sıra dizilmiş. Meğer kız Azeriymiş, bir süre Türkiye'de yaşamış. Çok sevindim. Ben de diyorum bu Tayvanlı kız çoban salata yapmayı nerden biliyor diye. Neyse işte sonra yaptığı sarmayı gösterdi. Ben aa sarma deyince yok dolma o dedi. Aramızda minik bir dolma-sarma tartışması alevlendi. Gerçi bu tartışmayı bir arap arkadaşımla da yaşamıştım. kendisi sarmanın dolma adında bir arap yemeği olduğunu savundu. Ben de dolma adının içi doldurulan sebze yemeklerine, sarmanın da sarılarak yapılanlara verildiini söyledim ama yaprak sarmasının adının dolma olduğu hatta arap yemeği olduğu konusunda ısrarcıydı. Peki neden adı dolma diye sorduğumda ise cevap "bilmiyorum ama adı o" şeklindeydi. Gerçi bu tartışmayı annemle de çok yapmışımdır ama en azından o sarmanın Türk yemeği olmadığını ısrar etmiyor. hehe. Yoksa yanlış mı biliyorum? Yunanlıların olmasın sakın? haha


Bu fotoğrafı çekmeyi nasıl becerdim bilmiyorum



Balıklar kızarsın


Pakistan'dan da katılımcılar varmış

Yoga yemek pişirirken
Adı cidden Yoga'ymış
Yemekler hazırlanırken biz de kızlarla yan odada muhabbet ediyorduk. Bir ara kızların sürekli parti parti demesi dikkatimi çekti. Daha ne partisi diye sorarken benim jeton düştü. Meğer bu yemek hazırlama merasimi bizim yılbaşı partimizmiş. O ana kadar aklımın ucundan bile geçmemişti. Her sene yılbaşına uyuyarak girdiğimden öyle bir kültür oluşmamış napalım. Gerçi geçen yıl 2011'e okuldaki değişim öğrencileri arkadaşlarımla Bilkent 76 yurt çimlerinde oturarak girmiştik. Hatta düdükleri çok öttürmüşüz güvenlik uyarmaya gelince yabancı taklidi yapmıştım. Alman bir arkadaşın "biz buğda sadece otuğuyoğuz" demesi şirin gelmiş olmalı ki bizi bırakıp gitmişti. Hani derler ya yeni yıla nasıl girersen öyle geçer diye. Pek inanmamasam da bütün yılımı değişik uluslardan insanlarla geçirdiğimi es geçersem olmaz.

Yemeye başlayabiliriz














Tatlı patatesli pasta
Alt katında patates püresi vardı
Alışamadım





Ayakkabılar artıyor mu ne?

Toplama işini erkeklere verdik yine


Diğerleri City Hall'daki yeni yıl kutmalamlarına gittiler
Bizim Taksim kutlamaları gibi bir şey olsa gerek
Onu da haberlerden biliyorum bir garip Ankaralı olarak

Ben de Endonezyalılarla kaldım

Sonra Kore'de her köşe başında bulunan karaokelerden birine gittik




Sesimin iyi olmadığını bildiğimden sessiz kalmayı tercih ettim ama zaten bu karaoke denilen şeyde kimsenin sesi dert ettiği yok. Ama yine de şarkı felan söyleyemedim. Bildiğim pek şarkı olmamasının yanında genelde Korece şarkı söylemeleri ben daha okuyamadan altyazıların yangından kaçar gibi gitmesinin de etkisi var tabi. Vel hasılı kelam şarkı markı söyleyemedim işte. Bir dahaki sefere alıştırma yapıp gitcem. hehe

Yeni yılınız kutlu olsun!!

Türk Kahvaltısı


Aylar sonra ilk defa beyaz peynir ve kaşar görmenin etkisi bu olsa gerek. Şebnem'den gelen paketi açtıktan sonra tesadüfen Emre aradı. Zaten kaşar görmek beni mutlu etmişken bir de Emre tost makinasını bana ödünç verebileceğini söyleyince dünyalar benim oldu. Bu sabah ilk işim tost yapmak oldu. İnsan bir şeyi görmeden o şeyi özlediğini farketmiyormuş bazen. İlk ısırıkla gözümden bir damla yaş süzülmesi bir oldu. Boğazım düğümlendi. Durup dururken niye böyle duygusal anlar yaşadım bilmiyorum ama bir kaşarlı tost bile insanı ağlatmaya yetebiliyormuş bazen. Görmüş oldum. Elimizdekilerin kıymetini bilmek lazımmış.

Bir dahaki sefere tost yerken beni hatırlamanız dileğiyle..