18 Aralık 2011 Pazar

Anime Oyuncak

Bugün Coex'ten aldığım şey aylardır içerisinde bulunduğum arayışın meyvesi. Aslında Coex'teki oyuncakçıya daha önce arkadaşlarım sormuştu ama yok demişlerdi. Bugün şansımı deneyim diye bir girdim meğer varmış. Ne mi varmış? Tabi ki de kolları bacakları oynayan anime oyuncağı. 

Abim ben daha buraya gelmeden ona Kore'den anime oyuncağı göndermemi istemişti. Aslında evde bir tane var ama onu Japonya'dan alan arkadaşı istediklerinden sadece bir tanesini bulabilince onunla yetinmek zorunda kalmıştı. Coex'teki oyuncakçıda istedikleri var mı bilmiyorum ama en azından artık Kore'de kolları bacakları oynayan anime oyuncağı satıldığını biliyorum. Gördüklerimin resimlerini çekmemi, daha sonra kendisinin aralarından seçeceğini söylese de ben %50 indirime dayanamayıp bunu almış bulundum bir kere:

Anime oyuncağı
Normalde 32.000 won ben indirimle 15.000 wona aldım
Abimin istedikleri 50.000 won'dan başlıyordu

Bunun hangi anime olduğunu bilmiyorum ama indirimdeki diğerleri bitmişti bir tek bu kalmıştı. Fena değil bence. Yakında kendisini yeni vidyolarda görmeyi umut ediyorum. Vidyo demişken abim bu oyuncakları stop motion vidyolarında kullanmak için istemişti. Daha önceki oyuncağını bir vidyoda kullanmıştı çünkü:


Bu da orijinali:


Hazır Aşk-ı Memnu'dan girmişken abimin Süper Behlül'ünü de unutmak olmaz:


Kıvanç Tatlıtuğ'dan sonra aynı artistik hareketleri Çağatay Ulusoy'dan da bekliyoruz.

Hazır yeri gelmişken söylemeden edemeyeceğim. Bizim Türk dizileri arasında hakikaten kaliteli yapımlar var. Öyle aman aman dizi izleyen biri değilimdir hatta film izlerken bile üç beş defa tur atar gelirim sıkıntıdan ama kaliteli işte. Belki de o yüzden Kore dizilerini bir türlü sevemedim. Hatta bir ara sırf Korece'ye alışayım diye izleyecek oldum, olamadım. Sıkıcı çünkü. Bizimkiler kadar ilginç hikayeleri yok, olsa da gerçekçi değil. Bilmiyorum bana çok yapay geliyor. Daha önce Kore dizilerinin çekimlerinde bulunduğumu yazmıştım. Set ekibi acayip derecede disiplinli ve harıl harıl çalışıyorlar, hatta bir saniyelik açılar için koskoca kamera ekipmanlarını üşenmeden oradan oraya taşıyorlar ama gel gör ki en popüler dizi oyuncuları bile mimik denen şeyden yoksunlar. Hal böyle olunca zaten konusu sıkıcı olan diziler daha bir çekilmez hale geliyor. Tabi zevk meselesidir, güzel yanları yok değil midir? Vardır elbet ama bizim fıstık gibi Türk dizileri dururken Kore dizilerinin bu kadar pirim yapmasına anlam veremiyorum. Kıskancım evet. Niye bizim ülkemiz kazanmasın di mi ama? Hem olay sadece dizleri satmak da değil. Sırf onun oluşturduğu etkiyle beton yığını Seul'e binlerce turist geliyor sırf dizilerde geçen ortamı görmek için. Yanlış anlaşılmasın, Seul yaşamak için gayet güzel bir şehir ama turistik anlamda bir değeri yok. Dizilerin yarattığı etkinin ne gibi ekonomik sonuçlar doğurabildiğinden bahsediyorum. Tabi bu ünlülerin resimlerinin basılı olduğu ve ateş pahasına satılan sticker, takvim, çorap, çamaşır, kalem, silgi, cart curt şeylere girmiyorum bile.

Bunda Kpop'un da etkisi var tabi ama yine sonuç aynı. Müziğe dair doğru düzgün yeteneği olmayan insanları çocuk denilecek yaşta (ki denilecek yaş bile değil bildiğin çocuk hepsi) pek çok şeyden mahrum bırakarak yetiştirip müzik endüstrisinin köleleri haline getiren oluşumu Türkiye'deki müzikle kıyaslamam anlamsız olur zaten. Ama her şeyde olduğu gibi bunun da kalitelileri yok mu, var. Pek dinlemesem de 2ne1 güzel müzik yapıyor mesela. Big Bang de fena değil ama çok havalılar. Bir de B2ST'teki Ki Kwang yakışıklı da boyu kısa biraz. Ehem. Ne diyordum ben ya? Konuyu saptırmayalım. En iyisi biziz. Başka süper yok. O kadar.


Bu gün abimin vidyolarından bahsetmişken en sevdiklerimden koymazsam olmaz. Ha bir de 10 yaşımdan beri taktığım bilekliği vidyonun konseptine uygun olsun diye kullandığımızı zannedip beni dumur eden yorumlara sahip Daft Hands'lerimiz de gelsin:





Ve son olarak favorim:


İyi seyirler..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder