12 Aralık 2011 Pazartesi

Korece Finali

Bugün okulun 2. haftasından beri haftada 4 gün almamıza rağmen hala havanın nasıl olduğunu söylemeye yetecek kadar Korece öğrendiğimiz dersin finali vardı. Ben de havanın güzel olmasını fırsat bilerek kampüsteki banklardan birine oturup finale çalışmaya başladım ama ne mümkün? Aklıma Seul'ün havasının Ankara'ya ne kadar benzediği geldi. Belki de burada o yüzden çok fazla yabancılık çekmiyorum. etraftaki yazıların karakteri değişik olmasa al sana Ankara. Sanki otobüse atlasam kısa sürede evde olacakmışım hissi var içimde. Sanki buraya ulaşması neredeyse bir gün alan kişi ben değilim. Bu arada geçenlerde gördüğüm rüyayı anlatmış mıydım? Saçma gelecek ama dayanamayacağım valla. Rüyamda Kızılay'dayım. Ankara'da yaşayanlar Kızılay'ın Ankara'nın merkezi sayıldığını bilir. Vakti zamanında Karayalçın'ın yaptığı, Melih Gökçek'in asırlardır üzerine ekleme yapamadığı iki metro hattı burada kesişir. Neyse efendim konuyu sapıttırmayım, Kızılay'dayım. Vakit geç olmuş. Ben hatıl harıl somun ekmek arıyorum. Bir fırıncı bulup Trabzon ekmeği felan seçiyorum. Won ve Lira üzerinden hesaplamalar yapıp burası bayağı ucuzmuş ben hep Kızılay'a geliyim diyorum. Daha sonra koştura koştura (koşturuyorum çünkü burada vakit geç olmadan metroya yetişmek lazım yoksa kapanıveriyor) süpermarkete çokokrem almaya gidiyorum (burada nutella bile zor bulunuyor çünkü. ayrıca bizim çikolatalar yabancılarinkinden daha lezzetli). Daha sonra Kızılay metrosuna binip Seul'e geliyorum ve bunu büyük bir ciddiyet içinde ve hiç sorgulamadan yapıyorum. Rüya işte de adama demezler mi o kadar Kızılay'a gitmişsin insan oradan evine gitmez mi diye. Gitmiyormuş işte. Söz konusu mide olunca akan sular duruyor. ne diyordum ben? Havalar. Burada hava gittikçe soğuyor. Ayaz da cabası. Yazın yakındığım nemliliği birazcık özlesem de iyi böyle Ankara'ya benzemesi. Metroya binip Ankara'ya gidiyorum daha ne olsun.


Korece kelimeler
Orada gördüğüm öğrencilere bilmediklerimi de sordum
Bedava ders işte

Geri dönerken yılbaşı süslemelerinde hızlarını alamayıp çalılara da
el atan gençleri görünce gelin bir resminizi çekeyim dedim

Korece dersi finalinden önce
Korece konuşma dersi vardı
Dışarıda sınıfın boşalmasını beklerken





Korece konuşma dersi hocası


Dönem boyunca yanımda oturan Çinli arkadaşım
Senenin başında Korece tanışırken Müslüman'ım demiştim
Aaa siz yemek yemiyorsunuz değil mi demişti.
Muhtemelen Ramazan'da biri demiştir bu da biz yemek yemeden yaşayan insanlarız zannetmiştir.
Neyse işte son dersimizde ben İslam'la ilgili kitaplar okumaya başladım dedi.
Sorular felan sordu, bayağı şey öğrenmiş
Şaşırdım açıkçası






Korece konuşma dersinden sonra Korece dersi sınıfına gittim millet harıl harıl finale çalışıyor:

Tola ve Sue sınavda kopya çekmek için Erik'in yanından yer kapmaya çalışırken.
Hatıl harıl çalışmaktan kastım buydu

Kavgayı kazanan Tola'nın haklı gururu

Montlarını bile aynı giyen biri Çin diğeri Hint asıllı Singapurlu abilerim de gelmiş.
Abi diyorum çünkü benden en az 10 yaş büyükler
Dönem boyunca hep beraber oturduk ama hiç büyüklük taslamadılar




Korece derslerinde hep 5 kişi oturuyorduk
Normalde masalar 4 kişilikti 5. sandalyeyi biz ekliyorduk
Hoca bir gün resti çekince ikiye bölündük
Ah bu Koreli hocalar..


Kanada şubelerimiz


Avusturya - Alman Kardeşiliği

İsveç - Meksika

Amerika - Almanya

Bunların nereli olduklarını bilmiyorum
hehe

Bunlar da Çinli olsa gerek


Hoca da geldi

Avusturalya şubemiz


İlk Singapurlu arkadaşlarım olur kendileri


Sınavdan sonra yemeğe gidelim dedik. Yemekhanenin yolunu tutmuşken durun bugün son gün yemekhane olmaz deyince bana hak verdiler. Balık yiyelim hadi o zaman dediler

Yosun çorbası
En çok ben yedim
İyi ki de yemişim

Menüyü anlamadık siz tavsiye edin dedik.
Tamam size süper bir şey getireceğiz dediler
Duvardaki kabuklar kötü sonun habercisiydi sanki

Evet
Gele gele bu geldi
Kalamar ve pişmiş midyeden biraz yedim
Kabuklu karidese dokunamadığımdan bacaklarıyla kafasını arkadaşım kopardı benim için
Çiğ istiridyelere ise bakamadım bile.
Daha sonra ısrarlara dayanamayıp bir tane denedim
Ben yaptım siz yapmayın yani.

Baktık aç kalacağız garson bize balık getir dedik bu geldi



Artık ne kadar acıkdıysak
Balık(?) restoranından sonra herkes bir tarafa dağılınca bilgisayarım olmadığı için yurda dönmek istemedim. Bilgisayar lab'leri de kapalı olunca arkadaşım bana kıyamayıp e hadi gel dondurma yiyelim dedi. Buz gibi havada dondurma aldık;


Naneli çikolatalıdan aldım yine
Bana Özsüt'teki dondurmayı hatırlatıyor her seferinde

İlginç isimleri var hepsinin




Daha sonra diğer Singapurlu arkadaşı ziyarete gittik. Bu dönem sonunda ikisi de gidiyor. Herkes gidiyor zaten. Değişim öğrencilerinden çok burada kalıcılarla daha çok vakit geçirdiğime bir kez daha seviniyorum. Gerçi ben alıştım ya sürekli çevre değiştirmeye. Bilkent'te de hep yapancılarla vakit geçirirdim sonra dönem sonunda giderdi hepsi. İyi böyle. Ne kadar çok değişik kültür tanırsam o kadar iyi benim için. Ama sonra gitme kısmı kötü işte. Neyse ben bir süre daha buralardayım.

8 yorum:

  1. _şebnem_


    rüyanı çok beğendim.. metroyla kızılaydan seul'e.. :)) yanında olsam sana korece çalıştırırdım.. az çok biliyorum sanırım..:)
    o restaurant çok ilginç..özelliklede duvarları..balık hariç diğer seçenekleri beğendiğim pek söylenemez.. ama dondurmaa... :))
    dondurma olan yer benim gözümde cennettir hehehe :))

    YanıtlaSil
  2. burda dondurma pek güzel olmuyo ama baskin robins her yerde var onların dondurmaları maraş dondurması kadar olmasa da fena değil. gerçi itewon'da satıyorlar maraş dondurması ama pahalı =(

    YanıtlaSil
  3. koreye vizeyle gidiş yapılıyor değil mi? şuanda resimlere falan bakıyorum çok beğendim :)) koreye gitme isteğim 3 kat daha arttı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal pasaporta üç aya kadar vize istenmiyor diye biliyorum =)

      Sil
  4. ohh iyiymiş :)) şu okul işlerimi ayarlayayım inşallah gelmek istiyorum bendeee en uzun olanından :))

    YanıtlaSil
  5. ya şu bıyıklı çocuk Türk mi? Tolgahan sayışmana ne kadar benziyor!! :D

    YanıtlaSil
  6. Vavv gerçekten hoş bir ortamın varmış =) İmrendim... Yalnız dondurma aaaah süper benim de favori tatlımdır... =)

    YanıtlaSil