19 Ocak 2012 Perşembe

Geleneksel Ay Yeni Yılı Kutlaması

Geçen hafta ortak bölüm dersi aldığım Kazakistanlı bir arkadaşım Anita, beni Korelilerin de kutladığı ay yeni yılı partisine davet etmişti. Geleneksel yemeklerin olacağını öğrenince "Gelmem mi, tabi gelirim" diye fırsatı değerlendirmek istedim. Söylediğine göre parti, staj yaptığı Seoul Global Center'da olacakmış ama ben herhalde iş arkadaşlarıyla tatil öncesi küçük bir kutlama yapacaklar, biz de arada yabancılar olarak ortama neşe katacağız diye düşünmüştüm. Söylediği gibi bugün 2'de 5. çıkışından çıkıp beklemeye başladım. Mesajı tekrar okuduğumda gördüm ki kimse gelip beni almayacakmış, ben kendim gelecekmişim. Yemek olayını görünce o kısmı atlamışım sanırsam. Neyse ki fazla beklemeden mesajı gördüm. Kendi işimi kendim görürüm diye başladım yürümeye:


Buz pateni ringi hala duruyor

Garip bir tünelimsiden geçiyoruz

Sağda binayı gördüm bile

Uzun bir yazıyla karşılanmak

Geldim bile

Nasıl yani?
Kameralar?
Hanboklar?

Ben de bir tane denemesem ölürdüm

Şanslı botum
Geçen sene Bilkent'te ilk hanbok denediğimde de ayağımda
kırmızı ayakkabılarım vardı

Tanıdık bir yüz gördüm sanki

Birbirimizi yine bulduk
hehe



Bundan bize de yaptırdılar
Kameralar felan çekti
Amca da bize zarf verdi

Bunlar da atalarına hediyeler olsa gerek

Yiyecekler gelmeye başlamış


Mandu yapma vakti

Mandu hamuru ve yapılmışı

Öyle hazıra konmak yok
Önce hamura iç harcını koyduk

Sonra parmağımızı ıslattık

Hamurun kenarlarına sürdük

Sürelim de sürelim

Sonra kenarları karşılıklı yapıştırdık

İyice yapışsın

Sonra kenarlarını torba gibi büzelim ki
pişerken açılmasın

Hırslandım ben de el attım olaya

Benimle de röportaj yaptılar

Teyze bizi çekime hazırlarken

Sıra çocuklarda


Mandunun şeklini değiştirmişler

Başka ülkelerden yemekler de var

Trabzon ekmeği gibiydi tadı


Eğilmemek için binbir şebeklik yapan bebe



Amcanın verdiği zarfta 1.000 won varmış
Çok cömert sağ olsun

Bir de zarftan bu kağıt çıktı
Ne diyor bilmiyorum

En sağdaki beni davet eden arkadaşım
Diğerleri de orada tanıştığım onun arkadaşları


Çekilişte bizimkilere tişört çıktı


Hatıra fotoğrafı da çekinelim





Giderken vitrine göz atmasam olmaz

Tanıdık bir şeyler var
Kutlama bitince halihazırda tanışmış olduğum Anita'nın arkadaşlarıyla kahve içmeye gidelim dedik. İşin garip tarafı Anita'nın orada kalması gerektiği için biz onsuz gitmek zorunda kaldık. Hayatımda hiç bu kadar ilginç bir arkadaş grubu içinde yer almamıştım. Her birimiz Anita'nın farklı yerlerden arkadaşıydık ve hiçbirimiz birbirimizi daha önceden tanımıyorduk. İlginç bir durum oldu yani, yine de sanki yıllardır tanışıyormuş gibi muhabbet ede ede yakındaki kafelerden birine yürümeye başladık:

Parantez bacak show

Cheonggyecheon yanılmıyorsam

Geleneksel yiyecek satan pazar kurmuşlar

Kahve zamanı
Kahve hazır olunca öten aletlerde olayı abartmışlar
Telefon veriyorlar zannettik bir an

Itaewon'a akşam yemeği yemeye giderken

Birisi arkasını mı dönmüş ne?

Kutuda noodle





Kutuda noodle satan yer, kebapçıların arasında sıkışıp kalmış, küçük ama şirin bir yer. İlk girdiğimizde sipariş verirken herkes değişik bir şeyler seçti. Bense yiyebileceğim tek seçenek olan karidesli noodle alacağımı, ama benimkini hazırlarken daha önce kullanılmamış temiz bir tava kullanmalarını rica ettim. Gel gör ki anlamadılar. Tamam İngilizceleri çok süper değildi ama kurduğum cümle de o kadar karmaşık değildi. Baktım olmuyor, bizim gruptaki Koreli kıza onlara açıklamasını söyledim. ne var ki o da anlamadı. Söylemeye çalıştığım tek şey şuydu: "Siz erişteleri domuz etiyle hazırlıyorsunuz, yağı tavada kalırsa benim karidesli eriştemi hazırlarken ona bulaşır, ben yiyemem.O yüzden benimkini hazırlarken temiz bir tava kullanabilir misiniz?" Gayet basit değil mi? Nasıl oldu bilmiyorum ama sırf bunu anlatmak için 15 dakika dil döktüm. Abartmıyorum. Sabrım hiç bu kadar sınanmamıştı. Bu tip şeyler başıma burada bir kaç defa geldi ama bir yerden sonra ne demeye çalıştığımı anlıyorlar. İlk defa bu kadar uzun sürdü. Bakalım bir dahaki rekorum ne zamana.

Benim kutuma işaret koymuşlar
Çok şeker

Küçük bir kutlama diye gittiğim yeni yıl partisinden hem yeni deneyimler hem de yeni arkadaşlar edinerek ayrıldım. Mandu yapmayı bile öğrendim ama içinde et olduğu için yemedim. O trabzon ekmeğine benzeyen ekmeği de sadece ben yemişimdir heralde. Artık kaç dilim yediysem sayamadım bile.

Aslında asıl ay yılı başlangıcı ama o zaman bütün her yer tatil olacağından bugün kutlamayı uygun görmüşler sanırsam. Bu kadar kalabalık ve kameralarla dolu bir kutlamayı hiç ama hiç beklemiyordum açıkçası. Benim için sürpriz oldu.

İlk defa ay yeni yılını geçen sene Bilkent'te Uzak Doğulu arkadaşlarımla Çin yeni yılı adında kutlamıştık. Bahar döneminin neredeyse başlarında olduğumuzdan ve birbirimizi yeni yeni tanımaya başladığımızdan bu kutlama bizim için büyük bir kaynaşma fırsatı doğurmuştu. Tabi ilk defa bibimbap ve fried rice denilen şeyleri burada yemiştim. Tayvan'dan bir, Kore'den iki, Hong Kong'dan üç kişi bizi uzakdoğu yemekleriyle tanıştırmayı başarmıştı. Daha sonraki zamanlarda ise sık sık toplanıp beraber yemek yaptığımız için o zamandan alışkındım Asyalılarla vakit geçirmeye. Daha önce hiç eski fotoğraflarımdan paylaşmamıştım ama yeni yıl deyince geçen seneki fotoğraflara bakmaya başladım, efkarlandım:

İlk defa değişik bir şeyler denerken

Hatıra fotoğrafı

Şimdi hepsi kendi ülkelerine döndüler. Ben de Kore'ye geldiğim için benim için çok birşey değişmedi ama Bilkent'te kalsaydım hepsi gittiği için üzülürdüm heralde çünkü koskoca bir dönemi beraber geçirmiştik. O zamanlar saadet Bilkent'te diye bir blog açsam, en az şimdiki kadar yazacak konu bulurdum. O zamanlar da sürekli okuldaki yabancılarla vakit geçirdiğimden, değişik kültür ve bakış açılarıyla tanışmıştım. Bir nevi kendi okulumda değişim öğrencisi hayatı yaşadım diyebilirim. Hatta okuldakiler benden bahsederken "hani şu sürekli yabancılarla takılan kız" diye kolay bir hatırlatma yöntemi bulmuşlar. Haksız da sayılmazlar aslında. Belki de buraya geldiğimde değişik bir ülkede olmanın getirdiği dezavantajları yaşamamamda ve alışmakta zorlanmamamda en büyük etken bu diyebilirim. Sonuçta her kültürün olaylara karşı tepkileri çok değişik olabiliyor ve eğer siz bunu önceden bilmiyorsanız, bazen üzülebiliyorsunuz. Onu geçtim, en basit durumlarda bile açık fikirli olmak gerektiğini, aksi halde ufak çaplı şoklar geçirebileceğinizi öğreniyorsunuz. Olmadı kalp krizi. Haha. Tamam abarttım ama öyle yani. Ben napıyım? 

Bu arada geçen yık hanbok denediğimden bahsetmiştim. Onu da yine bahar döneminde Bilkent'te buraya beraber geldiğim arkadaşım Selcen ve onun Uzak Doğu klübünden arkadaşları düzenlemişti. O zamanlar Selcen'le daha yeni tanışmış olsak da öyle bir programın olduğunu Bilkent'teki değişim öğrencisi Koreli arkadaşlarım Min ve Jun tarafından öğrenmiştim. Aslında her yerde kocaman afişer asılmıştı her güne birkaç etkinlik sığdırarak ama benim gözümden kaçmış demek ki. Büyük emek harcandığı her halinden belli olan bu etkinliğe ben sadece "aa Kore hakkında etkinlik mi varmış? e gidelim o zaman" diyerek katılmıştım. Her ne kadar o sırada oradakilerin neredeyse hiçbirini tanımasam da daha sonraki günlerde değişik etkinliklerde tamamıyla tanışmış oldum. Tabi daha sonra fotoğrafa baktığımda ise o sırada hiçbirini tanımamış olduğuma şaşırdım. Buraya gelmeden önce desteklerini hiç eksik etmediler. Sağ olsunlar. Kore'ye gideceğimi duyunca bana salak muamelesi yapan insanlardan sonra onlarla tanışmak benim için ilaç gibi gelmişti diyebilirim. Çok konuştum yine. İşte o günden bir kaç fotoğraf:








İranlı arkadaşımı hanbok içinde görmeme şaşırmadım da
o elimizdeki Yonsei kataloğu da ne?
Ezeli rakibiz biz ya
O zamanlar onu bile bilmiyormuşum
hehe












Hatıra fotoğrafı
Güzel insanlar













Bir şey değil de ilk defa kendi çekmediğim fotoğrafları kullandım bloğumda. Uzak doğu klübündeki arkadaşımna yürüttüm biraz. Umarım kızmaz. Kendilerinden biz döndüğümüzde daha büyük bir performans beklesem de şimdi fark ettim de yaptıkları orgabizasyon, öğrenci olmalarına rağmen, bugün gittiğim etkinliği aratmamış. Birazcık kameralar eksikmiş o kadar. Fotoğrafları yürüttüm diye kızmazlar di mi? Kızmazlar herhalde. hehe

Hepinize mutlu ay yılları!!

11 yorum:

  1. giydiğin lacivertli ve kırmızılı hanbuk çok güzelmiş :D baya büyük bir etkinlikmiş anlaşılan :D -o kutuda noodle olayında da adam anlamak istememiştir kesin. mantıklı gelmiyor onlara nedense böyle şeyler :/

    -o öğrencilerin yaptığı etkinlikte de baya bir şey varmış anlaşılan. öyle şeyler yapıldığından haberim yoktu hiç. kesin burdaki kültür merkezi de bir şeyler yapıyordur gidip bi bakmalı gibi :D

    YanıtlaSil
  2. Saadeet!!!
    Hanbuk çok yakışmış sen atalarının arasına hiç koreli karışmadığından emin misin:D Keşfe devam :) takipteyim...-Zeynep Cahide-

    YanıtlaSil
  3. merhaba saadet:D sen beni tanımsan da ben senin bloğu bayağıdır takip ettiğimden tanışıyouzaslında:D bu arada ilk defa bir bloğa yorum yazıyorum çok heyecanlıyım:D
    ben biyomühendislik öğrencisiyim şu sıralar staj işini yurtdışında yapmak için uğraşırken senin sayende şu linki buldum: http://isc.korea.ac.kr/v4/src/program/internship.php acaba senin bi bilgin var mı bu konuda ? bide şu linki http://sysbio.korea.ac.kr/ buldum.bu ikisi de yanılmıyorsam sizin üniversiteyle ilgili. kendine iyi bak canım

    YanıtlaSil
  4. blogunun bayadır takipçisiim . bende seoul nationalde okumak istiyorum . lys'ye hazırlanıyorum ve de :) . Ahh dua ette bana bende senin gibi snu'ya kabul olabileyim . Daha çok gez ve bizi daha çok bilgilendir Saadet . iyi günler .:)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Şeyma (adının Şeyma olduğunu tahmin edyorum) sen arada Bilkent'e de uğramayı ihmal etme. Bakarsın karşıma benimki gibi güzel bir etkinlik çıkar =)

    Cahideee!! Ataları boşver hepimiz Koreliyiz ne de olsa.. Yakında yollara bile dökülcez =D

    Merhaba Adsız. Staj hakkında neredeyse hiç bir fikrim olmamasına rağmen verdiğin linkten anladığım kadarıyla okula para ödüyorsun ve onlar senin için staj buluyorlar. Onu daha önce eski oda arkadaşım da yapmıştı. Bir siteye yüklü miktar para ödedi, site de ona Hindistan'dan staj ayarlamıştı. Daha sonra Hindistan'ın Ruslara Kore'den vize vermediğini öğrenince o iş yattı ama parayla stajı ilk ondan duymuştum. Yazışmaları felan herşeyi parayı ödediğin kurum hallediyor. Bu da öyle bir şey sanırsam.

    Selam Gözde, naber? hehe.. Yalnız ben SNU'da deği KU'dayım. İnşallah kabul alırsın. =)

    YanıtlaSil
  6. evet adım şeyma :) bu sene istanbulda bakınıyorum gelecek sene ankaradayım orda da bakınıcam anlaşılan :D -bilkente tabi uğrarım anlattıklarını düşününce bi ara çat diye ortamına girmeyi bile düşündüm hehe. sen tam olarak ne zaman döneceksin koreden?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazın ortalarında Türkiye'de olma ihtimalim var =)

      Sil
  7. tamam canım ilgilendiğin için gerçekten çok teşekkürler :D bloğu takibe devam:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir şey değil, yine bekleriz =)

      Sil
  8. bişey sorabilir miyim oraya gitmek için korece istemiyorlar dimi ingilizce yeterli mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İngilizce'ye bile gerek yok. Korece hocaları da İngilizce bilmiyor zaten

      Sil