18 Ocak 2012 Çarşamba

Kore'li Evinde Patatesli Börek

Cumartesi günü Arapça dersi verirken tanıştığım Yoonjung'dan bahsetmiştim. Kendisinin Arap bir erkek arkadaşı olduğu için Araplara ve nedendir bilinmez, Türklere acayip düşkün. Türk yemeklerini ve kültürünü ne kadar sevdiğini her fırsatta dile getirmesinin yanısıra, yabancılarla sürekli iletişim halinde olduğu bir işte çalıştığı için yeniliklere açık olması muhabbet etmemizi kolaylaştırıyor. Normalde Yoonjung gibi hem gelişmiş bir özgüvene sahip olup hem de kendi kültüründen kopmamış Korelilerle karşılaşmak çok da kolay değil. Hani derim ya hep buradaki insanlar, her ne kadar genelleme yapmam yanlış olsa da, ya yabancılara karşı kapanık ya da tam tersi fazla Amerikanlaşmış diye. Bizimki bunun tam ortası. Bir ara beni beraber Türk yemeği yapmak için evine davet etmişti. Bugünü uygun bulduk ve önce kullanılacak malzemeleri almak için İtewon'da buluşmaya karar verdik. Tabi benim de ilk defa Koreli evine gideceğim için içim içime sığmıyor değildi.

Yurttan aşağı inerken

Itaewon'daki alışverişimiz başarıyla tamamlandı

Yongsan'a kadar otobüsle gidip sonra aktarma yapacakmışız

Yongsan istasyonuna geldik

Kestaneci teyze

Metroyu beklerken

Köprüden karşıya geçelim

Bu bana bir yerden tanıdık geliyor
hehe


Metro istasyonundaki yer altı çarşısı

Katları çık çık bitmiyor

Fotoğraf vakti


Benimkini saçları ne ara uzadı
Yalnız kızın adı da benimki kaldı
Kruwasan koydum adını hatırlaması daha kolay

Benim kruwasan saçlarını boyatmış

Malzeme alışverişini süpermarkette tamamlayalım

İştah açıcı deniz ürünleri


Süpermarketten çıkıyoruz artık

Yine mi otobüs?


İndik bile


Devasa apartmanlar


Yoonjung'un apartmanına geldik

Yuh
Kaç kat var öyle?

Patlıcanları pijama pijama doğramaya başladık
Menüyü tahmin etmişsinizdir çoktan
haha

Ben de pudingi yapıyım

Annemin usül
Pudinge bisküvi banmak

Bandırdığımız bisküvileri sıra sıra diziyoruz

Bitmek üzere

Ana yemeğimize de başlayalım

Onların meyve olmadığını öğrendik artık

Patates püresi koyalım yufkaya

Sonra katlayalım



Tepsiye dizelim

Bu mini kaseleri annesi yapmış

Kore mutfağından seçmeler
hehe

Yemek hazır
Börekler de fırına gitmeye hazır

Susamı dökelim
Çörek otunu sordum anlamadı
Çünkü İngilizcesi soğan tohumu anlamına geliyor
Nasıl yani soğan mı koyacağız üstüne dedi
Yok sen susamı ver yeter dedim

Önce yemeği yiyelim yer sofrasında



Mmmm

Bisküvili pasta hazııır!!

Saat tam 5'ti o sırada
5 çayı misali
Ama biz kahveyle yetindik


Annesi geldi sonra
Annesi kızından genç
Maşallah

Bu tabakları da annesi yapmış
Klasik anne hesabı kalanları daha küçük kaplara
almadan da edemedi

Yoonjung'un odasındaki raf
Annesi gittiği yerlerden getirmiş
Bana da tanıdık geldi bazıları

Minicik saksılar

Bunlar da büyükleri

Gitme vakti
Annesi bana da koymuş kalanlardan

Hediye de verdi

Kısa bir otobüs yolculuğundan sonra ilçe merkezine vardık
Gelirken yeraltı çarşısında gözüm kalmıştı
Dönüşte gezeriz demiştik
Gezme vakti



Çocuk ayakkabıları

Çocuk kıyafetleri

Telefon kılıfları

Koreli erkeklerin nereden giyindikleri belli oldu

Aile kıyafetleri
Çok şeker

Bizden geçti bunlar
hehe

Fotoğrafçı dükkanı vitrini
Bu Korelilerin hepsi artist zaten

Hiphop kıyafetleri
Pahalıydı ama
O kadar dolaşmamıza rağmen ayıcıklı kazaktan başka bir şey almadık. Gerçi yemekleri hazırlarken yorulmuşuz fazla zorlamadık kendimizi. Bu arada Yoonjung yemeklere bayıldı. Pastayı yaparken de bayağı şaşırdı çünkü burada genellikle aromalı jölelere puding diyorlar. Bizdeki hazır pudinglerden de normal pudinglerden de şimdiye kadar hiç görmedim. Kakao var mı sizin evde diye sorduğumda sıcak çikolatayı kastettiğimi zannedip var sanırım demesinden anlamıştım zaten yedikten sonra şaşıracağını. Böreğe ise diyecek laf bulamadı. Aslında daha önce bu tip şeyler yemediğini tahmin etmiştim ama bu kadar beğeneceğini kestiremedim. Halbuki bunlar bizim için gayet sıradan, en basit toplanmalarda bile hazırladığımız şeyler. Onu annemin altın gününe götürsem kalp krizi fealn geçirirdi heralde. Bizim Türk milleti olarak bu olaya bir el atıp en kısa zamanda Korelileri mükemmel yemeklerimizle tanıştırmamız lazım. Hem de bunu benim gibi amatör bir öğrencinin değil, profesyonellerin yapması lazım. Yok yani kendimi düşündüğümden değil de Bu şirin insanlar koca bir yaşamı bizim yemeklerimizden mahrum olarak geçiriyorlar. Yazık valla.

Bu arada Emre de arkadaşlarıyla çiğ köfte yapmış, facebook'a yüklemiş.. Ben de isterim deyince payımı ayırmış sağ olsun. yurda dönerken uğradım aldım. Patatesli böreğin üzerine iyi geldi:


Afiyet olsun

4 yorum:

  1. Ay Saadet daha az önce yemek yememe rağmen beni bile acıktırdın. O zavallı kızcağız parmaklarını yemediğine şükretsin bence :D Yerine birini yetiştirmek, yemek pişirme yeteneklerini falan aktarmak istersen ilk aday benim ona göre :P Korelileri muhteşem Türk lezzetlerinden mahrum bırakmamalıyız ^^ -F.Betül-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parmaklarını yemiş olabilir. Ben yurda döndükten sonra kalan pasta börekle baş başa kalmıştı nasıl olsa =)

      Sil
  2. Çok memnun gözüküyorsun yerinde olamak (yani güney korede okumak) isterdim :) ortama nasıl alıştın, dil öğrenmen ne kadar sürdü ?? :) + türk arkadaşlarında var mı aynı okulda falan ?

    YanıtlaSil
  3. yyaa bende bende istiyorum biri beni duysunnn !!!

    YanıtlaSil