28 Ocak 2012 Cumartesi

Minkee Geldi

Terbiye programı devam ededursun benim diğer Türk arkadaşlarla yarın yapacağımız yemek için alışveriş yapmam gerekiyordu. Ondan bahsetmemiştim değil mi? Bu hafta Alisa'yla buluştuğumuzda haftasonu beraber yemek yapalım demiştik. Festivaldeki standımızda yaptığımız yemekleri denediğinden beri Türk yemekleri hastası olup çıkmıştı. (tamam abarttım ama beğendi işte) O gün bu gündür yapalım yapalım demiştik bu haftasonuna kısmetmiş. Sonra Bilkent'ten arkadaşım Selcen'e Alisa'yla yemek yapacağımızı söyledim. O da arkadaşı Fulya'ya söylemiş. E madem Türk nüfusunu arttırma çabalarına girdik, Sare ile Ceylin'i de çağıralım dedim. Daha sonra ise benim yurdumdaki ortak mutfağın bize dar geleceğini düşünüp Selcen'in yeni taşındığı evinde pişirme kararı aldık. Geriye kalan tek şeyse alışverişti. Onu da bugün yapmış bulunduk:

Fulya. Koreli eşi ve Selcen
Büyük buluşma

Asma yaprakları
Lor peynirler
Ben nasıl görmedim bunu daha önce?

Peynirler meynirler

Helal etler
hehe

Baklava yufkası bile var

Hellim peyniri
Alışveriş başarıyla tamamlandıktan sonra benim Minkee'yi karşılamak için Gimpo Havalalanı'na gitmem gerekiyordu. Daha önce bahsetmişimdir belki. Minkee Bilkent'te Koreli bir hoca. Geçen sene Japonca bilen bir arkadaşım vasıtasıyla tanışmıştım. Buraya gelmeden önce Kore hakkında bilgi edinebildiğim sayılı kişilerden biriydi diyebilirim. İlk gördüğümde kendisini öğrenci sanmış, pot kırmanın eşiğinden dönmüştüm.Neyse işte yarı yıl tatilini fırsat bilerek Kore'ye gelmiş. Sonra da Japonya'daki kardeşini ziyarete gitmiş. Oradan tekrar Kore'ye ise Gimpo'dan geleceğini söyledi. Bana da yakın olduğundan kısa süre de olsa tekrar görüşme imkanımız olur diye İtevon'dan doğru Gimpo'ya gittim:


Metro hatları yine karıştı birbirine

Giderken yolumu Bigbang kesti

Bu adamlar niçin ağlıyor?

Gimpo'ya giden metro hattı daha yeniymiş

Köprüyü geçerken
Koştururken önüme çıkan ilk metroya atlamıştım nereye gittiğine bile bakmadan. Giderken yanımda oturan kişiye "Bu metro Gimpo'ya gidiyor değil mi?" diye sordum. "Evet" dedi. Yanlış binmemişim. Sonra yanımdaki kişi nereli olduğumu sordu. Şaşırdım açıkçası. Normalde Koreliler, yabancılarla mecbur olmadıkça konuşmuyorlar pek (yaşlılar dışında). Hele metroda hiç konuşmuyorlar (arada çaktırmadan fotoğraf çekip gidenleri saymıyorum). Neyse işte. O da Hongik Üniversitesi'nde oyunculuk okuyormuş. İlerde meşhur felan olursa diye ismini sordum ama sonra unuttum. Zaten burada isimleri hep nezaketten soruyorum iki dakikaya kalmadan unutacağımı bile bile. Kasıtlı yaptığım bir şey değil, bazen sorduktan hemen sonra bile unutuyorum. O yüzden etrafımda isimsiz pek çok Koreli arkadaşım var. Telefon rehberim şurda tanıştığım şu, beraber bilmem ne dersi aldığım bu gibi bir ton kişiyle dolu. Hatta şu beraber evinde börek yaptığımız Yoonjung var ya. Onun ismi hala bende camide Arapça çalıştırdığım kız diye kayıtlı. Şimdi ben onu Yoonjung diye kaydetsem bir gün ya bir Yoonxxx'le ya da Xxxjung'la karışacak. Hala alışamadım anlayacağınız.

Bu arada Minkee'yi de Gimpo'dan alıp Seul istasyonuna gittik. Oradan kendi şehrine hızlı tren bileti alacaktı. Dediğine göre çok kısa sürede gidiyormuş. Her ne kadar Japonya'daki kadar gelişmiş bir sistem olmasa da idare eder. Dediğine göre Japonya'da şehir içi metro hatları aynı zamanda diğer şehirlerle de bağlıymış. Yani ülkenin bir ucundan metroya bindiğinizde diğer ucundan çıkabiliyormuşsunuz ama bu transfer yapa yapa saatleri buluyormuş. Onun yerine yüksek bir ücret ödeyip bir saatten kısa bir sürede tek bir trenle aynı yoldan gidilebiliyrmuş. Edirne'den girip Şırnak'tan çıkmak gibi bir şey olsa gerek bu.


Seul İstasyonu


Bileti alma vakti


Televizyon izleyen kalabalık
Bu arada ben böyle sağı solu çekerken en son televizyon izleyen insanları çektim. Minkee uyardı hemen. Yaptığım şey burda yasakmış. Bireylerin fotoğraflarını izinsiz çekmek yasak ama kalabalık için de aynı şeyin geçerli olduğunu bilmiyordum. Belki de değildir. Değildir ya. Sonuçta Uzak Doğulular akşama kadar ot böcek fotoğrafı çekmiyor. Burada bizim fotoğrafını çekmeye bile tenezzül etmediğimiz şeylerin fotoğraflarını bile çekiyorlar. Ya da bizim demem yanlış oldu. Türk Halkı'nın deyim. Sonuçta benim de gereksiz fotoğraf çekme konusunda Korelilerden aşağı kalır yanım yok, her ne kadar her fotoğraf çektiğimde telefondan çıkan ses beni gıcık etse de. Ha onu da söylemeyi unuttum. Buradaki telefonların fotoğraf çekme sesini kapatamıyorsunuz. Yine aynı nedenden ötürü. Birinin fotoğrafını gizlice çekme ihtimali ortadan kalkıyor yani. Ya da dur ya belki sadece benimki kapanmıyordur. Öyleyse çok küserim.

Hareketli binalar








Socu şişelerinden yapılmış duvar

Kore'de ilk defa bu kadar polisi bir arada gördüm
Sıhiye'de alışkındım bu manzaralara ben

Sıtarbaks
Hangıl dışındaki tabelalar yasaklanıyormuş sanırım

İnsadong

Türk dondurması

İlk hafta oryantasyonda geldiğimiz yere tekrar gelecğimi tahmin etmemiştim

Mandu
Hamurunu ince yapmak marifet istermiş

Yan yemekler

Ana yemek geldi

Bu yumurta soğanın içinde pişecekmiş

Yemek kaynıyor

Tabaklara koyalım

Deniz ürünlü tavada bir şey
Adını unuttum şimdi
Seul İstasyonu'na tekara dönüyoruz
Uğurlama vakti

Minkee Hoca
Yalnız şu anda farkettim hitaptaki garipliği. Normalde Minkee'ye saygıdan ötürü Minkee Hoca demem gerekir değil mi? Şimdi düşündüm de Bilkent'te bunu biz hiç sorgulamadan yapıyoruz sanırım. Yabancı hocalara hep ismiyle, o da olmadı isim ve soyismiyle hitap ediyoruz. Ama ismiyle hitap etmek daha yaygın. Türk hocalar ise her ne kadar arkadaş gibi, oturup kahve içtiğimiz, muhabbet ettiğimiz insanlar olsa da mutlaka isminin yanına Hoca hitabını ekliyoruz. Bunu da hiç üzerine düşünmeden yapıyoruz. Burada da aynı. Hocalara ismiyle hitap edemiyoruz. Onlara özel hitap şekli var. Aynen hoca gibi. Hiç fark etmemiştim. Ama bir dakika... Minkee Koreli olduğuna göre burada ona onların dilindeki hocayla hitap etmem gerekirdi sanırım. Aynen Türk bir hocaya Amerika'da ismiyle hitap edilirken aynı öğrencilerin Türkiye'de aynı şeyi yapamaması gibi. Ya da yapıyorlardır ya. Ne biliyim. Fazla düşündüm sanırım. Sorun yoksa problem yoktur. hehe Bu kadar basit.

Renkli tren

Seul İstasyonu'nda doğum günü kutlayan kızlar
Hemen ben de katıldım
Beraber resim felan çekindik sonra
Hangisinin doğum günüydü hatırlayamadım şimdi
İsmini ise hiç hatırlayamadım
hehe

Geleneksel biblolar
Bugünü de cami-yabancı marketler-Gimpo Havaalanı-Seul istasyonu-İnsadong arasında koşuşturarak geçirdim. Yorucu bir gündü anlayacağınız. En azından yarın midem bayram edecek. Şimdilik o umutla yaşıyorum. Haha. Lor peyniri ve yufka da aldık. Bakalım Fulya bize ne yapacak? Göreceğiz. Bugünü de Minkee'nin büyük ihtimalle Bilkent Real'de görüp bana benzettiği resimle kapatıyım:

Her ne kadar kız bana benzemese de
Canım falım sakız çekti

5 yorum:

  1. Emeğine sağlık çok güzel anlatıyorsun saadet maşallah arkadaş çevren ne güzel bende üni için geliyorum ama orda çok yanlız kalırım diye korkuyorum bu arada arkadaşın ferit'e selamlar (benimde dedelerim azeri türkü)Deniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız kalmazsın merak etme, olmadı seni benim arkadaşlara emanet ederim.

      Selamını iletirim kendilerine =)

      Sil
  2. Biraz sazanlık yapar gibi olacak ama Deniz ne zaman gidiyorsun? Ben de üni için gidiyorum inşallah ^^ Yakınsak tanışalım yalnız kalmayalım ^^
    Saadet şu Atiye'yi görünce bir an Kore sandım orası şok oluyordum az daha Atiye bile mi gitmiş diye. Ankara diyince içim rahatladı gibi oldu :D
    -F.Betül-

    YanıtlaSil
  3. Park Min Yeon (ipek)8 Şubat 2012 06:29

    Saadet ablaaaaa cok mutlu oldum fulya abla ve esiyle tanistigin icin.Turkiye'den blogunu takip etmek guzeldi de yuz yuze konusup muhabbet etmesi nasilmis? ben Turkye'de ne internet sitesinden ne de blogundan cikmazdim onun ama Amerika'ya gelince sitesinin adini unuttum blogunun adini da o degistirdi daha dogrusu eskisini kapatip yeni bir tane acmisti.iyi ki senin blogunun adini unutmamisim yoksa cok sikilirdim ben burada coookk! eger biliyorsan onun blogu ile internet sitesinin linkini yazar misin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Fulya'nın bloğunu sadece bir kez görmüştüm. O da geçen seneydi. Geçenlerde bir blog gördüm, onun zannettim değilmiş. Sonradan fark ettim. O da beni bozuntuya vermedi sağolsun.
      Blogda nasıl görünüyor bilmiyorum ama tanıdığım kadarıyla çok iyi birisi. Bloğunu kapattığını söyledi. Umarım tekrar açar =)

      Sil