11 Ocak 2012 Çarşamba

Sea Food

Bugün yine eski yurdumdaki Endonezyalı arkadaşım Eros (gerçek adı buymuş. test edildi onaylandı) yine aynı grupla geleneksel bir Kore restoranına gidecekelini söyleyince bizimkilerden fazla uzak kalmayalım diye ben de katılıyım dedim. Diğerleriyle buluşmak için çıktık yola:


İlk defa metronun içinde kocaman Seul haritası gördüm
İlk vagonda olduğumuzdan olsa gerek

Burda metro penceresinden dışarıdaki manzarayı çekmeye çalışıyordum
Manzara harika
Değil mi?

Bu da 2. hat (yeşil hat) metrolarından biri
Diğer hatlara nazaran daha eski


Bu metro başka tarafa gidiyormuş herkesi indirdiler
Benzini biten otobüs müsün mübarek
Dur ya Ankara'da gazlı otobüs vardı hatırladığım kadarıyla

Diğer metroyu bekleyelim

Big Bang afişleri
Bir de anlasam tam olacak

Bu kağıtlar pek hayra alamet değilmiş duyduğum kadarıyla

Mısırcı

Sokak yemeği


Geldik sayılır

Biz gelmeden bitirmişler bile


Çok amaçlı masa
Butona basınca garson geliyor

Çekmeceyi çekince de çubuk, kaşık ve paçete çıkıyor

Bizim aparetifler de gelmeye başladı

Deniz ürünlü çorbamsıdan istedim
Restorandaki teyze yemeğime yumurta kırarken

Yumurtayı kırdık
Yanda da pilav var

Pilavın kapağını açalım
Taş tabak da çok cool görünüyor

Sea food
Korelilerin deyimiyle
Şiii fuud

Bu da Eros'un yemeği
Gayet lezzetli görünüyor
Sonra aynı teyze makasla bunun da üstesinden geldi

Bu da olaya adı karışan makas

Restorandan çıkınca sokak yemeklerine saldırmayalım lütfen



Yanlış bayrağı gösteriyor sanırsam

Metroda transfer yapalım

Metro istasyonlarındaki favorim:
Dokunmatik ekranlar

Bu da giyisi reklamıydı yanlış hatırlamıyorsam
İnsanlar bu ürünü almasın diye rakip şirket tarafından konulmuş olabilir

Metro ucuzcuları


Karaoke
Bir türlü sevemedim şunu
Bir daha gitmeyeceğim
Son olsun

Yine yemek yine yemek. Her kadar boğaz düşkünü olduğumu kanıtladığımı düşünsem de son yediğim yemek fikrinizi ne kadar değiştirir bilmem. Zaten onun da içindekileri çıkara çıkara içinde yenilebilecek bir tek tofu kalmıştı o da karın doyurmaya yetmiyor malesef. Yengeci ve kalamarın ayaklı kısmını arkadaşlara verdim. Midyelerin bir kısmını yedim bir kısmını çaktırmadan kenara attım. Karidesleri de bütün bütün koymuşlar. Dokunmadan soyacam diye canım çıktı. Maceralı bir yemek yedin anlayacağınız. Acıydı da zaten. Dedin neydi diyebilirsiniz de madem tecrübe edeceğiz, denemeden olmaz dedim. Bir de o yediğim yemek oradaki seçeneklerden en iyisiydi. Gerisini siz düşünün artık. Mantı yemek istiyorum ben yaa..


1 yorum: