7 Mart 2012 Çarşamba

Tanrılara Yiyecek Sunma


Sabah yurdun kapısından dışarı adım atar atmaz
karşıma etkinliğin olduğu yeri gösteren oklar çıktı
Ne etkinliği olduğunu  anlayamadım ama

Oklar aşağıdan yukarı doğru devam ediyor

Bu taraf yanlış taraf ama
yetişmem gereken bir dersim var üzgünüm

Dersimin olduğu binada beni koca bir insan seli karşıladı
Merdivenlerde bile kuyruk oluşmuş
Nasıl bir ders aşkıdır bu

Okulun içinde ilginç ama şık giyinmiş kişilerin resmini çeken bir grup
beni de durdurup resmimi çekti.
Hediye olarak da elbise askısına asılmış davetiye verdiler
Yine kampüsün içinde öğrencilere slogan yazdırıp
 resimlerini çeken bir grupla karşılaştım


Katılımcılar arasında tanıdık bir sima da var

Resimler çekilen standın hemen ilerisinde de
defter dağıtan bir grup vardı
Bugün özel bir gün mü ne?

Ben de beleş defterlerden nasibimi aldım
Hem de üzerinde Kore Üniversitesi var



Defterin arkasına da Won Bin'i basmışlar
Bu adam her yerde
Adını bile ezberledim

Öğlen yemeğim
Yine yan ürünlerle yetinmek zorunda kaldım

Arkadaşımınki bile benimkinden daha zengin bir görünüme sahip

Okulun yer altındaki Central Plaza'dan geçerken yiyecek
bir şeyler gördüm

Ben ders çalışıyım biraz burda

Yemekleri bitirmişler bile
Seminer çıkışı olsa gerek

Akşam gezmesi sırasında Anam'da beyzbol makinesi
(artık ne denirse) olduğunu fark etmek.
Hani şu "A Moment to Remember" filminde adamın
sürekli gittiği yer var ya, ondan
Ben korkarım ondan
Kafama gözüme felan gelir, başıma bela

Odama geldiğimde masamın üzerinde Çinli oda arkadaşımın
notunu bulmam, hem de elmayla birlikte
Portakalıma kardeş gelmiş


Bir de bunu buldum Hintli oda arkadaşımın masasında
Meğersem bugün onun doğum günüymüş
Kendi doğum gününü kutlamak için Tanrılarına yiyecekler sunuyormuş.
Parayı niye koyduğunu anlamadım ama

Sonra mumları yaktı, tanrılar karanlıkta kalmasın diye herhalde
İlk defa böyle bir seremoniye tanıklık etmiş bulundum. Normalde kendisi dindar bir Hinduist olmasına rağmen sorularıma pek cevap vermez din hakkında. Budist arkadaşlarımın da Hinduist arkadaşlarım gibi dinleriyle alakalı kaçamak cevap verdiklerini gördükten sonra fazla ayrıntılı soru sormayı bırakmıştım. O yüzden bu seremoninin de ayrıntılarını bilmiyorum. Tek bildiğim şey sonunda o meyveleri benim yediğimdi. Niye bilmiyorum ama bana verdi. Normalde yenilmemesi gerektiğinden bana vermiş de olabilir, nasıl olsa kafir bu kız diye. Şaka. Çok şeker birisi normalde ve inanılmaz açık fikirli. Sadece benim onun inancını hafife alacağımdan çekiniyor da olabilir. Haksız da sayılmaz, bizde tek tanrılı olmayan dinler öğretilirken yok efendim şöyle saçma inanışları var, şöyle garip ayinler düzenliyorlar, böyle gubidik şeyler yapıyorlar diye anlatılır hep. O anlatanlar da yine o dinleri tam bilmeden kendi bakış açısıyla anlatan insanlardan öğrenmiştir. Durum böyle olunca da bizim bu dinlere karşı yargı dolu ama bir o kadar da kulaktan dolma bilgilerle görüşlerimiz oluşmuş. Halbuki daha barışçıl yollarla kimse kimseye saldırmadan birbirimizi anlamaya çalışsak, şu anki durum çok farklı olurdu diye düşünüyorum. Tabi bu, onların kendi dinlerinde bazı mantığa uymayan noktaların olduğunu bilmediği anlamına gelmiyor. Bazen bize komik geleceğini düşündüklerinden de cevaplamadıkları oluyor yani. Sonuçta ben de İslam hakkında garip sorularla karşılaştığımda mantık çerçevesinde cevaplamaya çalışıyorum ve genellikle de olumlu tepki alıyorum ama onlar benim sorularıma mantıklı cevap veremeyeceklerini bildikleri için direk sorulardan kaçma yoluna gidiyor da olabilirler. Bilmiyorum yani. Karışık işler bunlar. Ama yine de her durumda karşılıklı saygıyı elden bırakmamak gerekiyor. Biz de o dine mensup biri olarak doğup o dine mensup olarak yaşayabilirdik. Kimse bunun garantisini veremez. O yüzden oda arkadaşımla da şimdiye kadar aramızda hiç problem olmadı ne bu konuda ne de başka konularda. Hatta bugün tanrılarının yemesi gereken yiyecekleri bana verdi. Daha ne olsun?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder