24 Nisan 2012 Salı

Origami

Yurtlar müdürlüğünün verdiği süt ve kek yine masamda
Sınav haftasının başladığının alameti

Dersimin olduğu binaya giderken

Çiçekler açmış

Dersimin olduğu sınıfa girince karşımda bunu buldum
Amerikalı bir arkadaşımın hediye ettiği origami
Toplam 6 saatte yapmış bunu

Hayatımda ilk defa üzerine bu kadar uğraşılmış bir hediye aldım. Hem de origami olarak. 

Geçenlerde "war and peace" dersimdeki Amerikalı bir arkadaşımın kulaklarında ilginç bir çif küpe görmüştüm. Normalde etrafımda benden başka ilginç sallanan küpe takıntısı olan kimseyle karşılaşmadığım için biraz şaşırmıştım, o küpelerin sahibi bir de erkek olunca şaşkınlığım iki katına çıkmıştı. Renkli zincirleri dolayarak tekerlek haline getirilmiş bu küpeleri incelerken, boynundaki gök kuşağı desenli kolyeyi görmüş, sırf takılmak için "Yoksa??" demiştim, o da "Evet" demişti. Kendisi biraz feminen olsa da böyle bir şeyi de beklemiyordum açıkçası. Kendisinin ilginçlikleri bununla da bitmiyor:

Dönemin başında ilk sınıfa girdiğimizde her zaman yaptığım gibi insanların nereli olduklarını kendi kendime tahmin ederken onun da Asya kökenli olduğu tahmininde bulunmuştum. İlerleyen zamanlarda gerek bu konunun hiç açılmaması, gerekse isim ve soyadının Asya'yla hiç bir ilgisinin olmaması yanlış tahminde bulunduğumu düşündürürken, bir gün hoca yoklama alırken (hocalar yoklama alıyor burada, ilkokul çocukları gibi) "Senin soyadın niye Japonca?" demiş, bütün sınıfı hayrete düşürmüştü. Meğer babası Japon'muş. Herkes şaşırırken ben de Asyalı ayırt etme dedektörlerimin iyi çalıştığını görüp mutlu olmuştum. Ders arasında sınıftakiler kendisinin Japon olduğuna ne kadar şaşırdıklarını söylerken, "Niye Facebook'taki soyadın farklı?" dediler. İş başvurusunda sorun olmasını istemiyormuş.

Aslında bu konu benim uzun zamandır gözlemlediğim bir şey. Çok da yeni değil. Yabancı arkadaşlarım internette genellikle farklı isimler kullanıyorlar. Ya da uzun isimlerinin pek de bilinmeyen kısaltmalarını tercih ediyorlar. Nedenleri ise hep aynı: iş hayatına atılınca öğrencilik hayatlarında yaptıkları çılgınlıkların (?) patronları tarafından bulunmaması. Hani sürekli kot pantolon-tişört giyen insanlar iş mülakata gelince takım elbise giyer giderler ya, onun gibi bir şey herhalde. 

Neyse yine konuyu baya saptırdım. Küpe diyordum. "Ben de değişik küpeleri çok severim" demiştim, daha sonraki günlerde kendi yaptığım küpelerden bir çift de ona vermiştim. Ben unutmuş gitmiştim ki o unutmamış, benim için origami yapmış. İnsan Japon olunca böyle değişik yetenekleri oluşuyor demek ki. Küçükken basit kağıt katlama yöntemlerinin olduğu bir kitapçığım vardı ama hiç bu kadar karmaşık bir kağıt katlama olayına girildiğini görmemiştim.

Bugün boynunda kaplumbağalı kolye vardı
Daha önce de kaplumbağalı küpe takmıştı
Kaplumbağayı çok seviyorsun herhalde dedim
Dövmesi bile varmış

Sınıfın geri kalanına dövmesini gösterirken

Kağıdın ilk baştaki büyüklüğü buymuş
Katlaya katlaya bu kadar küçülmüş

Yurda geri dönerken
Kampüs gittikçe daha da güzelleşiyor


Yurda vardım bile
Hediyeleşmek güzel bir şey. Her ne kadar o kağıtla ne yapacağımı tam kestiremesem de. Çerçeveletip duvara mı assam ki? Bilemedim şimdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder