11 Nisan 2012 Çarşamba

Yerel Seçimler

Bugün Kore'de yerel seçimlerin yapıldığı gündü. Sandıklar (ya da bilgisayarlar artık her neyse) açıldığında kırmızı partinin alıp başını yürüdüğü kesinleşti. Uzun zamandır eline mikrofonu kapıp, bangır bangır sesler çıkaran seçim otobüsleriyle bölge turu atan adayların artık olmayacağı gerçeği insanları sevindirse de çevremdeki insanlardan anladığım kadarıyla kimse seçim sonucundan memnun değil. Ülkenin çogunluğunda oyları toplayan parti aslında yaptıkları yolsuzluklar ve bunun gibi pek çok neden yüzünden halkın gözünden düştükleri için bu seçimleri kazananmayacakları düşünülüyormuş ama her ne hikmetse yine halkın çoğunluğu gidip yine aynı partiye oy vermiş.

Tabi bunlar benim değişik arkadaşlarıma konu hakkında sorular sorup edindiğim genel bilgiler. Mesela bir kaç hafta önce de Amerikalı arkadaşım Alisa, Kore'nin eski diktatörü Pak Çung Hi'nin kızı Pak Gın Hye'nin önümüzdeki genel seçimlere aday olduğunu, halkın ise onu desteklediğini söylemişti. Bunu nedeni olarak da her ne kadar babası bir diktatör olarak kabul edilse de ülkenin gelişimine önemli katkılar sağladığı için insanların babasını olumlu yönde anması ve Pak Gın Hye'nin ise küçükken annesi ve babasının öldürümesine şahit olduğu ve şans eseri olaydan kurtulması olduğunu söyledi. Bir nevi Harry Potter vakası yani.

Bu durumu yine birkaç hafta önce Koreli bir arkadaşıma sorduğumda ise durum daha farklıydı. Kendisinin Pak Gın He'yi sevmediğini söyledi. Bunun nedeni olarak da halkın babasına olan olumlu düşüncelerinden faydalanıp, ailesinin öldürülmesi olayını da işin içine katarak duygu sömürüsü yapmasıydı. Ona göre Pak Gın Hye ülke yönetmek için yeterli donanıma sahip biri değilmiş ve seçimleri kazanmak için oynadığı tek koz da babasıymış. Yine aynı arkadaşım, ülkenin doğu ve batı kısımlarında seçim sonuçlarının farklı çıktığını, doğu kısmının ise Pak Gın Hye'yi desteklediğini söylemişti. Ona göre batı taraf daha çok sanayileşip eğitim seviyesi artmış olduğundan, ülkenin geleceği hakkında daha mantıklı karar verdiklerini, doğu kısmının ise daha çok kırsal yaşama sahip olup, insanlarının Pak Gın Hye durumunda olduğu gibi popüler nedenler dolayısıyla tercih yapıp daha ilerisini düşünmediklerini söyledi.

Olay bana bir yerlerden çok tanıdık gelse de (nereden acaba? hehe) benim kafamda tam bir şekil oluşamadı, doğu-batı birbirine karıştı ama Kore ekonomisinin bölgelere dağılımıyla ilgili şöyle bir harita buldum:

Kaynak:
http://geocurrents.info/economic-geography/
south-koreas-shifting-economic-geography

Bu da yerel seçim sonuçlarının bölgelere göre dağılımı:


Yerel seçimler yapıladursun, ülkenin çalkalandığı bir haberi geç de olsa bugün öğrenmiş bulundum. Anlayacağınız üzere dil bilmediğimden bu tip şeyleri basın ya da resmi kaynaklardan değil de etrafımdaki insanlardan öğrenmem biraz vakit kaybına neden olsa da bu olayı aktarmadan geçemeyeceğim:

http://www.koreabang.com/2012/stories/incompetent-police-fail-to-prevent-horrific-murder-of-woman.html

Haberin özeti şöyle: Suwon'da küçük bir mahallelerin birinde yolda yürüyen genç bir kadın, Kore asıllı Çin vatandaşı bir adamla çarpışıyor. Adamın ifadesine göre adama Çinli olmasıyla ilgili hakarette bulunuyor ve adam da kadını kaçırıyor. Fırsat bulduğu bir an telefonla polisi arayan kadın, polis memurlarının alakasız (ve salakça) sorularına maruz kalıyor ve fazla konuşamadan telefonu kapatıyor. Saatler sonra polis evi bulduğunda ise iş işten çoktan geçmiş oluyor ve kadından geriye sadece 280 parça kalıyor. Herkesin konuştuğu konu polisin beceriksizliği olsa da aslında olayın ardında yatan neden daha ciddi: Kore'deki ırkçılık.

Daha önce hep bahsetmişimdir Korelilerin batılı görünümlü ve özellikle Korece bilmeyen yabancılara olan ilgisini. Konu diğer Asya ülkelerinin vatandaşları olunca işler biraz değişiyor anladığım kadarıyla. Konuyu Kore asıllı, Çin vatandaşı ve Kore'ye okumak için gelen bir arkadaşıma sordum. Onun da dert yandığı şey aynıydı. Çin'den geldiğini öğrenince kendisini İngilizce pratik yapma fırsatı olarak gören Koreli arkadaşlarının aslında onun ana dilinin Korece olduğunu anlayınca ondan yüz çevirmesinden tutun da her hata yapışında Çinli olmasının yüzüne vurulması gibi onu üzen olaylar başına gelmemiş değil. Herkes katilin Çinli olmasını vurguluyor ama kimse onu bu noktaya getiren sorunu tartışmıyor dedi. Ben ise bu durumu dışarıdan gören bir kişi olarak fazla yorum yapmadan onunla konuştuğumuz diğer konuya geçmek istiyorum.

Aslında kendisiyle konuştuğumuz konu seçim sonuçlarından açıldı. Sonuçlardan hiç memnun değilmiş dediğine göre. Onun burada okumasını sağlayan burs, yurt dışında yaşayan Korelileri ülkeye döndürmeyi amaçlayan bir bursmuş ve kendisi de bundan yararlanıyormuş. Eğer yerel seçimleri kazanan parti, genel seçimleri de kazanırsa bu bursu kaldırma planı var dedi. Konu katile nasıl geldi derseniz, bahsettiğim haberin alt kısmındaki yorumları okurken bazı Korelilerin yabancılara verilen burslardan ne kadar rahatsız olduğunu, onları Kore'ye çekip bu tip sorunlara neden olduğuna dair yorum çıkarmıştım kendimce. Daha önce de yabancı arkadaşlarımın aldıkları bursların Korelileri pek de memnun etmediğini duymuştum. Haksız da sayılmazlar ama bu yabancıları da haksız yapmaz.

Şu an görünürde olan, Kore hükümetinin Kore'ye yabancı çekebilmek için pek çok politika izlediği. Yabancı evlilikleri destekleyen fonlar, Güney Doğu Asya'da yaşayan ailelerin Kore'ye gelmesi halinde uçak ve kalma masraflarının karşılayan kampanyalar, birbirinden değişik festivaller, vs, vs.. Burslar ise ayrı bir hikaye olsa da Koreli öğrencileri rahatsız ediyor. Haklılar diyorum çünkü ortada bir adaletsizlik var. Düşünsenize, yıllarca gece gündüz demeden üniversite sınavına hazırlanıyorsunuz, ülkenin en iyi okullarına iyi bir dereceyle giriyorsunuz ama o da ne? Harç parası! Hem de öyle azımsanacak bir miktar değil. Mesela Kore Üniversitesi'nin harç parası Bilkent'inkiyle neredeyse aynı. Sonra elin yabancısı sırf "yabancı" olduğu için sizinle aynı okulda bedava okuyor. Hem de sizin kadar çaba göstermek zorunda kalmadan.

Dediğim gibi bu yabancıların da sorunu değil. Adaletsizliğin kaynağı devlet. İnsanın en temel haklarından olan eğitim, bu kadar pahalı olmamalı bence. Sırf harç parası yüzünden üniversiteye gitmeyi düşünmeyen öğrencilerle karşılaştım. Belki de bizim Kore'yi çok geride bıraktığımız konuların en başında bu geliyor. En fakir ailelerin çocukları bile üniversitede okuma imkanı bulabilmesi güzel bir şey. Hiç bir şey olmasa bile bizde "hayırsever" diye bir kavram var, Kore'de buna benzer bir olguyla karşılaşmadım daha.

Eğitimde daha adaletliyiz diye şımarmayalım hemen. Bizim devletimiz de öyle sütten çıkma ak kaşık değil. Burada görüp de bizde olmamasına içlendiğim şeyler de yok değil. İçlendim dedim de canım içli köfte çekti. En son ne zaman yedim onu bile hatırlamıyorum. Neyse ben yine fazla özlem yumağına boğulmadan kaçıyım..

Hoşçakalın

4 yorum:

  1. Çok bilgilendirici bir yazı olmuş ben de Kore ile ilgili burslara falan bakarken diyordum zaten bu Koreli öğrenciler o kadar çalışıyor ama onların üniversitesine bizim gitmemiz daha kolay diye ben de Koreli olsam ben de aynı şeyi düşünürüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bizim girmemiz değil de daha çok gelişmemiş ülkelerin öğrencilerine teşvik amaçlı çok fazla burs veriliyor. Özellikle Asya-Pasifik ve Orta Afrika ülkelerinin gençlerinin burs bulma imkanı bize göre çok fazla. Hatta bazıları, Kore'ye gelmek hiç akıllarında yokken sırf burs olduğu için gelebiliyorlar. İmkanı olmayanlara eğitim yolu açmak güzel bir şey ama yine de kendi vatandaşları ile yabancılar arasında bu kadar uçurum olmamalı mali açıdan. Sonuçta Türkiye'de de öğrencilerin kazanmak için çırpındığı çok iyi üniversite ve bölümlere yabancılar çok kolay girebiliyorlar. Ya da Kore'de, liseyi yurt dışında okumuş Koreliler, liseyi Kore'de okumuş Korelilere göre daha kolay üniversiteye alınıyorlar.
      Benim takıldığım kısım işin maddi boyutu yoksa yabancılara o konuda ayrıcalık tanınması her ülkede olan bir şey. Olması gereken de bu zaten =)

      Sil
  2. türkiyede de harçlar kalktı,umudun gerçek oldu yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'deki harçların kalkmadan önceki hali de Kore'dekilerle kıyaslanınca pek bir şey ifade etmiyordu. Benlik bir sorun yok zaten, şimdiye kadar hiç harç parası ödemedim ama harç ücretini düşük tutmak yerine direk kaldırma yoluna gitmek de ileride nasıl sorunlara yol açar, onu da bilmiyoruz şimdilik.

      Sil