9 Mayıs 2012 Çarşamba

Akaraka

Geçenlerde beraber İngiltere hakkında sunum yaptığım
Koreli sınıf arkadaşımla yemek yemiştik. Hesabı ben ödeyince
bir daha ki sefere ben seni yemeğe götüreceğim demişti.
Bugün buluştuk, beni buraya getirdi
Okulun yakınındaki Hint restoranı
Müslümanlar işlettiği için rahatça yemek yiyebiliyorum

Çatalla yemek yediğimiz nadir yerlerden biri

Bu da arkadaşım
Çin dili ve edebiyatı okuyor
Çok olgun ve zeki biri
Onun yanında kendimi beş yaşında çocuk gibi hissediyorum
hehe

Körilerimiz ve pilavlarımız

Butter chicken curry
Yani tereyağlı tavuklu köri
En sevdiğiymiş

Bu da etli ve tereyağsız olanı
Çok acı ama ben seviyorum tadını

Yurda döndüğümde dün aldığım Hangıl klavye etiketlerini
yapıştırmaya koyuldum

Bizim meşhur "Nice to meet you guy"
Evsizlere verilen Big Issue dergisini satıyor
Öğrettiğim Türkçe selamlamaları hala hatırlıyormuş

Akşam yemeğim
Yine Özbek yemeklerine talim ederken
Bu sefer değişiklik olsun diye çorba aldım
Tadı bizim yemeklere benziyor

Bu da Türkiye'yi yalnız başına iki ay gezip İtalya ve Yunanistan'da
sadece ikişer gün kalan meşhur Koreli arkadaşım
Arada beraber Türkçe çalışıyoruz

Etli çorba
Nohut bile koymuşlar içine
Nohuuuut!!
Yemek yerken Costco adındaki bir süpermarketten konu açıldı (o sırada Amerikalı bir arkadaşım biz Costco kartı olan birini bulduk, alışverişe gidiyoruz, sen de gelmek ister misin diye mesaj atmıştı çünkü). Ben hiç gitmedim ama bu aralar yabancı arkadaşlarımdan çok sık duymaya başladım bu ismi.  (Hatta buraya ilk geldiğimde yiyecek bir şey bulamıyorum diye yakınırken bloğumu okuyanlardan biri bu ismi söylemişti ama bulamadığım için öylece kalmıştı) Dediklerine göre Amerika kaynaklı ürünlerin toptan ve ucuza satıldığı bir yermiş ama üyelik kartı olmayanlar alışveriş yapamıyormuş. Yemek yediğim arkadaşım "Benim de kartım var,  dedikleri yer de kaldığım yere yakın, istersen beraber gidelim" dedi. Olur dedim, yola koyulduk:

Sinchon'a giden otobüse atladık hemen
Baya bir ilerlemiştik ki Amerikalı arkadaşım Costco'nun adresini gönderdi
Biz varmak üzereyiz, gelince haber ver dedi
Meğer Koreli arkadaşımın bilmediği başka bir şubeye gitmişler
Ben de otobüse binip o kadar mesafe gitmişken geri dönmek istemedim

Napalım napalım derken dün başka bir Koreli arkadaşımın
Yonsei'de bahar şenliklerinin başladığını söylemesi geldi aklıma
zaten bindiğimiz otobüsün durağı (ve dolayısıyla arkadaşımın kaldığı yer)
Yonsei'ye yakın olunca gidelim bakalım dedik



Kalabalık kampüs kapısına yönelmiş




Elimize eşantiyon ürünler tutuşturdular girişte




Her taraf mavi
Olamaz!
Rakip renk

Kore'de şenlikler bu şekilde oluyormuş
Çardaklar kurup altında yiyip-içip muhabbet ederek


Değişik ve eğlenceli oyunlar da cabası

Sahneler de kurulmuş
Her sahnede farklı gruplar farklı telden çalıyorlar


Numara seçme oyunu
Loto toto tarzı bir şeyler olsa gerek

Yolu kapatmışlar
Noldu ki?

Bir grup dans ede ede bu tarafa gelip geçti

Mangal da yapılıyormuş


Ana sahne bu gibi sanki

Marşlar çalınıp halaylar çekilirken
Koyoncon'da biz de kendi marşlarımızın halayını çekmiştik

Yonsei Üniversitesi binaları yeşillenmiş

Sahnenin arkasından
Kalabalık gittikçe artıyor m ne?

Biz hala yeşilliğin tadını çıkarırken
Arka tarafta kıyamet kopuyor kimin umrunda


Gençler marşların etkisiyle coşarken


Duman çıkaran aletin kapağı koptu
hehe

Bunlar da Yonsei cheerleader takımı

Rakiplerimiz bizim
İlk defa onları bu kadar yakından gördüm
Kore Üniversitesinden geldiğimizi anlasalar nolurdu acaba?


Buraya kırmızı tişörtle gelmek vardı
Çok güzel linç olurduk


Baktık marşlar ve halaylar milli duygularımızı zedeliyor,
uzaklaştık hemen
Düşman hattına girmiş asker gibi hissettik kendimizi


Renkli kulaklı taçlar şenliklerin olmazsa olmazı zaten



Sinchon'a doğru yürürken


Öğrencilerin en uğrak yerlerinden biri burası

Gözlük de deneyelim hemen

Şirin telefon kapları

Şirin çoraplar


Reklamlardan geçerken
Camsız gözlükle lensi aynı anda takmak sadece Kore'de olur bence

Küpeler küpeler

Tavşanlı yüzük denemece


Kafe olsa gerek
Doğayla iç içe olmayı abartmacalar



Yolda giderken bir buket gerçek gül bulduk
Kavga eden iki sevgiliye ait olduğuna karar kıldık
Bu kadar güzel bir buket unutulamaz çünkü
Belki barışıp geri almaya gelirler diye geri yerine bıraktık
Sonra arkadaşım sokakta satılan şeylerin hangilerini denediğimi sordu
Sokaktan pek bir şey yemem dedim
Kore'ye gelmişsin, bunları yemeden göndermem deyip
en yakındaki yere sürükledi beni

Önce kendisi denedi zehirli olup olmadığını test etmek için
hehe

Sıra bende


Çok çıtır bir şey
iç harcı tatlımsı biraz
Ben beğendim

Kalıplarda yapılan yumurtalı ekmek

Deneyelim hemen

Bu da fena değil
Ben beğendim

Bana geri dönüş yolu göründü

Bugün yine güzel geçti. Kore'deki bahar şenliklerini de tecrübe etmeye başladım. Bizde bazı üniversitelerin şenliklerinin ismi olur ya hani, mesela Bilkent'in bahar şenliklerinin adı Mayfest'tir, burada da öyle bir durum söz konusuymuş. Yonsei'nin şenliğinin adı "Akaraka", Kore Üniversitesininki "Ipselenti" imiş. Her alanda rakip olan bu iki okulun şenlikleri de ayrı bir rekabet şenliğine sahne olduğundan ikisinin de şenliği ülkedeki tüm okulları gölgede bırakıyormuş. Buna Kore'nin en iyi üniversitesi olan Seul Üniversitesi de dahil. Hatta olayı abartıp bu rekabet işini şenliğin son günü gelecek olan şarkıcı seçimine de yansıtıyorlarmış. Hangisine daha ünlüsü geliyorsa o kazanıyor demek ki. Bilemedim. Bizim İpselentimiz de yakında yapılacakmış. Dört gözle bekliyorum bakalım.


Dipnot: yediğim sokak yemeklerinin adlarını bulamadım (genellikle söylüyorlar ama bir tarafıma yazmadığım için hatırlayamıyorum genellikle) ama şöyle bir şey buldum:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder