25 Mayıs 2012 Cuma

Ipselenti

Bugün haftalardır beklenen gündü. Son beş gündür ortalık ne amaçla kurulduğunu anlamadığım çadırlarla doluydu. Hani şu yerlere dizilip bıkana kadar socu içtikleri stantlardan bahsetmiyorum. Kampüsün muhtelif yerlerine, özellikle de ana meydanın çimlerinde ve bizim yurdun yukarısındaki ağaçlık alana serpiştirilmiş, bildiğimiz kamp çadırlarından bahsediyorum. Geceleri öğrenciler oralarda kalıyorlardı. Sordum, İpselenti'de yer kapmak için dediler. İlginç.

Sabah ATM'sini kullanmak için girdiğim CJ'de
tanıdık bir şeyler görmem

Yazma değil mi o?
Hemen yanına gidip, "Affedersiniz, o boynunuzdakini nereden aldınız?" dedim. Türkiye'den almış.Tabi Türkiye kısmını beraber söyleyince benim Türk olduğumu anladı. Tanıştık sonra. ODTÜ'de antropoloji hocasıymış, konferans için Kore Üniversitesi'ne gelmiş birkaç günlüğüne. Bugün vakti olduğu için etrafı dolaşacağını söyledi. Ben de bir arkadaşımla buluşup İstanbul sergisine gideceğimi söyledim. Geçen sefer gitmiştim ama Ehwa'daki arkadaşım Eyun bu tip sergileri sevdiği için tekrar gitmekten sakınca çıkmaz demiştim. Hoca da bize katıldı:


Müzenin önü kalabalıklaşmış

Bilet de alalım

Aldık bile



Türk kilimi
Her bir motifin ayrı bir anlamı varmış
Duygularını anlatamayan genç kızlar, içlerini halıya döküyorlarmış bu sayede
Konuyu çok iyi bilen biriyle gezmek de ayrı bir keyifliymiş
Geçen sefer bakıp geçmiştik

Burada hoca motiflerden birinin anlamını anlatıyordu

Minyatür kitapları




Mottom

Hatıra fotoğrafı da çekinelim


Şapkalardan biri Türk şapkası değilmiş
Hoca hemen sakladı görünmesin diye
Yine de ucundan görünmüş


Hediyelik eşya kısmı

Kitap da satıyorlarmış


Hocayla vedalaşma vakti
O yan taraftaki müzeye devam ederken
biz de okula doğru yol almaya başladık

Döner de alalım yine çıkışta

Normalde İpselenyi'ye bilet aldığımda kiminle gideceğimi bilmiyordum, büyük ihtimalle tüm yabancılar gibi KUBA'ya katılırım demiştim ama o sırada Do (hani şu SBS stüdyosundan sonra kaybolunca tanıştığım gruptan beni kötüleyen şahıs), ben sadece birinci sınıfta gitmiştim, sonra sıradanlaştı demişti, ben de yakında mezun oluyorsun son bir kez git bari diye ikna etmiştim. Tek sorunumuz biletlerin tükenmiş olmasıydı. İşin kötü tarafı, geçenlerde evine gittiğim, sırf benim için bütün yemekleri etsiz yapan kadının kızını da çağırmıştım ve ona da bilet yoktu. Üstüne bir de sergiden sonra Eyun'a sen de bize katıl dedim. 4 kişi 1 bilet. Neyse belki orada buluruz diye şansımızı deneyelim, olmadı dışarıdan izleriz demiştik. Geçen sene Bilkent şenliklerinde de öyle olmuştu. Bir Koreli bir Pakistanlı bir de ben, Sertap Erener dinlemeye Bilkent Odeon'a gitmiştik. tek sorun sadece bende bilet olmasıydı. Baktık bilet bulamadık, biz de beleş tepeden dinlemiştik konseri. Bugün de aynısını yaparım diye geldik meydana:

İpselenti alanı kalabalıklaşmış

Tanışalım kaynaşalım

Yaşasın!
Bilet satılıyormuş


KUBA üyeleri de buradaymış


Bu dönemki KUBA tişörtleri baya güzelmiş
Bize geçen dönem verdiklerini beğenmemiştim ben
Beyaz olan Koreliler için, kırmızı da yabancılara
Arapçayı yanlış yazmışlar bu arada


Biletimizi verip sıradan girelim


Her bölümün öğrencisi kendi grubunu oluşturmuş

Ben yine tişört avına çıktım
Her bölümün kendi tişörtünü tasarlaması çok hoş bence


Bu da Kore dili edebiyatı olsa gerek



Her bölüm kendi halkasını oluşturmuş
Ortaya da çantalarını atmışlar







Do'nun bölüm arkadaşlarını bulduk


THY reklamımızı da yapalım




Çok romantik


Tezahurat takımı da çıktı
Marşlar başlasın bakalım

KUDT'yi halay çekerken buldum


Son üyemiz de geldi
Biletini tellerden uzattım
O gelmeden almıştım nolur nolmaz diye

Yerimize geri dönelim

Psikolojiciler de varmış

Düşmanlar hattımıza girmiş
Çıkarsın birileri şunları




Ekip tamamlandı
Katılacak bölümümüz olmadığından
trübünlere oturduk



Halaylar başladı

Baktım benim ekip sadece oturuyor
Oturmaya mı geldik deyip onları yukarıda bırakarak halka karıştım
Kimya mühendisliği bölümü burası
Dün doğum günü kutladıklarım

Meşhur siyah tişörtlerini giymişler
Kırmızı bile değil

Doğum günü bebesi de soldaki



Ben yerime geri dönüyüm

Basketbol oyuncularının resimleri gösterilirken

Bu da kaptanı sanırsam

Rektör de konuşsun



İlk şarkıcımız çıktı
Saçlara gel






Bizimkiler şarkılara eşlik ederken
Ben sadece bakmakla yetindim



Hala vidyoya devam ediyor
Dedim ki, zaten iki gün sonra Youtube'a düşer
Sen dinlemeye bak
Sanki benim yaptığım çok farklı bir şey


Hava da kararsın










Buradan sonra çok garip bir şey oldu. Şarkıdan sonra ara verip, quiz show yapılacak dediler, sahneye gönüllüleri davet ettiler. Sahneye çıkan gönüllü çiftler çıkarken bir baktım hepsi KUDT'den, sadece çiftlerden birini tanımıyorum. Sonradan fark ettim ki o tanımadığım çiftin erkek olanı bizim KUBA'dan Jay, hani dün ISF stantlarının önünde fotoğrafını çektiğim. Ben de diyorum ki içimden, bizim KUDT zaten gösteri yapıyor, grubun yeri de sahnenin önünde olunca gönüllü istediklerinde hemen sahneye atlamışlardır Doritos standında yaptıkları gibi. Jay de herhalde araya kaynadı diye düşündüm. Neyse, hepsinin gözünü bağladılar. Sonra arka fonda Jay ve yanındaki kızın resimleri geçmeye başladı. Do, böyle bir şey daha önce olmuştu, erkek kıza sürpriz teklif yapacak dedi. Biz de merakla beklemeye başladık:


Gönüllüler(!) sahneye çıkarken

Gözler bağlanıyor

Gözler bağlandıktan sonra arka fonda fotoğraflar çıkarken
Biz olayı çaktık ama kız hala sahneye quiz için çıktığını zannediyor
Göz bantları çıkarılsın

Quiz için hazır mıyız?
Buradan sonrasının fotoğrafını çekemedim çünkü o sırada heyecanlı heyecanlı vidyo çekmekle meşguldüm. Göz bantları açıldıktan sonra çiftlere (çift dediysem gerçek anlamda çift değil, iki kişi iki kişi dizilmiş gruplar) dediler ki, biz müzik çalacağız, siz de dans edeceksiniz. İlk çift bir iki dans etti, sonra ikinci çift, sonra Jay ve yanındaki kız, sonra diğer çift, ama beşinci çifte sıra gelince danslarını devam ettirdiler, sonra arkadakiler de yavaş yavaş onlara katılmaya başladı. Hepsi dansa katıldı ama Jay ve yanındaki kız hala saf saf bakmaya devam ettiler. Sonra dansın bir yerinde biri Jay ve kızı sahnenin önüne, yani dans eden topluluğun önüne getirdi. Onlar noluyo diye bakışırken Jay de birden dansa katıldı ve yandan uzatılan çiçeği kıza verdi. Tabi kalabalık o sırada çığlıklar atıp duruyordu. Neyse işte, KUDT üyeleri sahneden indi sahneye sunucular geldi ama garibim kızcağız neye uğradığını şaşırıp ağlamaya başladı. Çok şekerdi ya. Sonra teklifine evet dedi felan. Baya romantikti. Ben de diyorum bu Jay bana sabahtan beri niye Kakao'dan mesaj atıp duruyor İpselenti'ye geliyor musun diye. Eminim tüm Kakao listesini yoklamıştır kimse bu anı kaçırmasın diye. Zıpır şey ya. Yalnız bizim KUDT de ser verip sır vermemiş. Bu dansa birkaç gün içinde doğaçlama hazırlandılar ama hiç de demiyorlar İpselenti'de böyle bir sürpriz olacak diye. Bana da sürpriz oldu ama. Şoklardayım hala.


Sonra konserler kaldığı yerden devam etti


Bizim ekip baya eğleniyor bakıyorum da
Hele Girls Generation çıkınca Do ayrı bir keyiflendi
Ne de olsa ülkenin en ünlü kız grubu

Dağılma vakti
Çantalar hala yerlerde

Bu kalabalıktan çıkmak ne mümkün?










Sonunda sahanın dışına çıktık
Bizimkilerin evlerine dönmesi gerekiyordu
Benim yurdum iki adım aşağıda zaten
Yurda döndüğümde inanılmaz yorulmuştum. Pijamalarımı giydim, bir güzel uyurum diye kafamı yastığa koydum ki Merve'den mesaj geldi. Normalde kendisi Seul dışında değişim öğrencisi. Daha önce bahsetmiştim kendisinden. Annemler leptop sucuk felan göndermişlerdi diye. Neyse işte kendisi bazen Seul'e geliyor ama bugün geri dönmek için geç kalmış. Gel bende kal dedim. Zaten metrodaymış birazdan varırım dedi. E hazır gelmişsin, şenlik sesleri hala geliyor onları gösteririm sana dedim:

Şenlik alanında Merve'yi beklemeye koyuldum
Hala devam ediyorlarmış
Yorulmadı mı bunlar daha?


Çocuklar bile var

Okulun tezahurat kulübü
(Cheerleading Team)
Bu şenliğin bütün sorumluluğu onlardaymış sanırım
Teşekkür konuşması yaptılar





Merve yetişemedi kapanışa

Marşların çalınması da bitip artık herkes iyice dağıldıktan sonra Heran'ı gördüm sahnenin orada. Hani bizim okulda Türkçe çalıştığımız kız. O da tezahurat kulübündeymiş ama sahne arkasındaki koşturmaca işlerine bakıyormuş. Zaten ben gördüğümde de koşturuyordu. Ayaküstü konuşup vedalaştık. Bütün organizasyonu öğrenciler yapmış. Çok ilginç. Tebrik ettim kendisini. Çok aktif biri.

Merve'yi almak için metroya doğru giderken
Kalabalık da Anam sokaklarını doldursaymış
Pankartlar da hala asılı
Yonsei'ye laf atan yazılar varmış üzerilerinde
Yonsei kız okulu felan diyormuş

Merve'yi karşıladıktan sonra hemen yurda gitmeyelim dedik
Ortalık kalabalık, ne olup bitiyor anlayalım öyle
Yolda KUDT üyesi gördük
Meğer diğerleri topluca yemeğe gitmiş
Ben her şeye Fransızım zaten

Yolda yürümeye devam ederken Heran ve kulübünden arkadaşını gördük
Onlar da kulüpçe yemeğe gidecekmiş
Aynı Koyoncon'daki gibi
Merve gelmese hiç haberimiz olmayacak
Kimse de söylemiyor etkinlik bitmedi diye

İlk gördüğümüz KUDT'cinin tarif ettiği yere geldik
Dışarıda karşıladılar bizi
Yemeye başlamışlar bile
Onlarla oturduk biraz

Onların muhabbet koyu
Biz de erkenden ayrıldık

Yurda döndüğümüzde ben zaten yorgunluktan ölüyordum, Merve de akşama kadar dışarıdaymış, o da yorulmuş. Hemen uyuduk. Zaten Çinli oda arkadaşım uzun zamandır gelmiyor. Eşyalarını  bırakıp Çin'e gitti bir daha da dönmedi. Okulu dondurdu herhalde. Her ne kadar kendisini özlesem de yokluğu bazen işe yarıyor. 

İpselenti çok güzeldi. Her yeni deneyimde Kore'yi biraz daha fazla seviyorum. Her ne kadar bazı konularda dayanılmaz olsa da vakit geçirmeye değer. İpselenti bunu bir kez daha kanıtladı. Kore'ye gelip hayal kırıklığıyla dönenler bu tip etkinliklere katılmıyorlar mı acaba? Hah bu arada ben de ondan bahsedecektim:

Daha önce gördüğüm, son zamanlarda daha çok dikkatimi çeken bir şey var o da şu ki, Kore'ye yerleşmiş ya da Kore'de bir süre kalıp geri dönmüş kişilerin, Kore'ye gitmek isteyenlere yaptıkları yorumlar. Sanki hepsi birden söz birliği etmiş gibi, kendilerinden başkası Kore'ye gelmek istemesin diye kötülemedik tarafını bırakmıyorlar. Tamam, çok haklı oldukları kısımlar var ama konu ne olursa olsun, işin "sadece" olumsuz yanları gösterilip, "sadece" kötülemek amaçlanıyorsa bir yerden sonra itici geliyor.

Mesela şöyle bir durum var, insanların büyük bir çoğunluğu olgunlaşma döneminde çeşitli kişi ve durumlara karşı duygusal bağ kurup, onu hayatının baş köşesine oturtabilir. Mesela ben de liseye ilk başladığım zamanlar deli gibi Linkin Park dinlerdim, hatta yarım yamalak İngilizcemle şarkılarının rap kısımlarını bile ezberlemiştim. O zamanlar hayatımın sonuna kadar onları dinleyeceğim zannederdim. Geçenlerde aklıma esti bir bakıyım ne alemdeler dedim. Hala müzik işini icraa ediyorlarmış. Bir zamanlar bilgisayarımın ana ekranı fotoğraflarından geçilmeyen Mike Shinoda ve Mr. Hahn (niye o ikisi olduğunu kolayca tahmin edersiniz diye umuyorum) yaşlanmış, çökmüş. Anılarım canlandı, gülümsedim kendi kendime. 

Diyeceğim o ki, bunlar gayet normal şeyler. Sadece bu iş abartılıp, saplantı haline geldiği zaman sorunlar doğuyor. Aynı durum K-pop ve K-drama için de geçerli. Seven sever, beğenen beğenir, gider-gezer-gelir ama sırf bu yüzden "Ben Kore'ye gideceğim, hayatımın sonuna kadar orada yaşayacağım" demek de bana pek sağlıklı gelmiyor açıkçası. Bu tip gelir-geçer akımlar uzun ömürlü olsaydı, vakti zamanında ortalık Meksika dizilerinden etkilenip Lukaslarla, Antonyo Hoselerle evlenip çoluk çocuğa karışmış Türk kızlarıyla dolu olurdu. Öyle yani. 

Tamam olayın bu kısmı yanlış ama diğerlerinin de onların hevesini kırma adına tamamen kötüleme yolunu tercih etmesi de bana doğru gelmiyor çünkü benim de gelmeden önce olumsuz etkilendiğim taraflar oldu bu yorumlardan dolayı. Amacım popüler kültürden ziyade Doğu Asya kültürünü tanımak olsa da gitmesem mi acaba diye bile düşündüm. Ama sonradan, kişi nasılsa etrafı öyle görür diye pek çok şeyi kulak ardı ettim. Şimdi ise bana göre Kore yaşanabilitesi çok yüksek bir ülke, insanlar kurallara uyuyor ve insan olarak değerli olduğunuzu hissediyorsunuz.. Maddi olarak insanı tatmin ediyor. Görsellik, teknoloji, giyim, kuşam, yeme-içme, eğlence anlayışı vs vs. Hakkıyla üstesinden geliyorlar. İpselenti ve bunun gibi etkinlikleri de dahil, keşke bizde de olsa dedirten şeyler.Gel gör ki, Kore'de öyle bir boşluk hissediyorsunuz ki o hiç tatmin olmuyor. Türkiye'deki o manevi hava burada yok. Buradan bir Mevlana'nın bir Yunus Emre'nin gelip geçmediği o kadar bariz ki. Tamam onların da kendi düşünürleri, hümanistleri var ama havasına, suyuna, taşına-toprağına sinmemiş. En azından benim Seul'de gözlemlediğim durum bu, taşrada daha farklı olduğunu tahmin ediyorum.

Bugünkü durum da aslında çok garip değil. Jay, Kore'ye gelmiş Japon kıza (evet kız Japon'muş, iki dönem için değişimle gelmiş) gayet romantik bir teklifte bulunuyor. Olağan bir durumun dışa yansıması. Koreliler bu tip şeylere çok önem veriyorlar. Bin tane özel günleri var, daha ne olsun? Aynen pembe dizilerdeki gibi. Ama bana biraz yüzeysel geliyor. Gerisini de demeyivereyim gayri.

Sonuç olarak, burası sayılı günler kaldığınız taktirde süper eğlenceli bir yer. Bütün günlerinizi dolu dolu yaşayıp, güzel vakit geçirebilirsiniz. Amma ve lakin, ne kadar kalınacağı bilinmeyip, memlekete dönme işi çıkmaza sarınca çok sancılı bir sürece giriliyormuş ve o noktadan sonra çok güçlü bir motivasyon kaynağına ihtiyaç duyuluyormuş. Benim burada yaşayan yabancılardan edindiğim izlenim böyle yani, bana göre hava hoş. Hehe. Bana kalsa sırf KU marşlarına eşlik edip halay çekmek için bile yüzyıllarca yaşarım burada. Ortalık da Jay dolu zaten, pembe dizi gibi yaşar gideriz. Başka ne isteriz ki hayattan? Dünyanın öbür tarafında savaşlar, açlık, sefalet varmış dedilerdi, kimin umurunda? Hatta dünyanın öbür ucuna gitmeye gerek yok. Burnumuzun dibindekilere baksak bile yeter.

Bugün hava da güzeldi yalnız (konuyu değiştirmeceler). İpselenti İpselenti dedikleri kadar varmış. Gerçi Koreliler her sene her sene görmekten bıkmışlar ama benim için güzel bir deneyim oldu. En azından farklı yerlerden arkadaşlarımla ortak vakit geçirmek beni mutlu etti. Ehwa ve Myonji üniversitelerinde böyle etkinlikler yokmuş. Hatta ülkenin en iyi okulu olan Seul Üniveristesi'nde de yokmuş. Bir tek Yonsei ve Kore Üniversite'sinde var dediler. Rekabet nelere kadir.

O kadar grup-şarkıcıyı canlı izledik de benim en büyük keyif aldığım kısımlar aralardaki marşlar kısmıydı. Hiçbirinin sözlerini bilmesem de, ki dediklerine göre eski dille yazılmışlar, eşlik edeceğim diye yırtınmaktan sesim kısıldı. Nasıl gaz bir şeydir onlar öyle? Bir tarafa Tarkan'nın dünya kupası şarkısını koyun, diğer tarafa bunları koyun, ya da koymayın ya alakaya maydonoz olur öyle. Jenifer Lopez şarkısı koyabilirsiniz ama. Hah işte o zaman direk bu marşları tercih ederdim. Gerçi Jenifer Lopez şarkılarının karşısına ne koysanız karşıdakini seçerdim de, neyse. Hareketlerini bile ezberledim ya başka da bir şey istemem. 

Kore'ye bir gün gelirseniz, hatta bir günlüğüne bile gelmiş olsanız, Kore Üniversitesi ya da Yonsei'nin etkinliklerinden birine katılın. Bana kalsa direk KU'nunkine katılın derim de ayrımcılık olmasın şimdi. Katılın işte. Güzel olur.

EDIT: Ipselenti 2012 vidyolarının bazıları yayınlanmış

Jay'in teklifi:

Marşlardan kesintiler:
http://www.youtube.com/watch?v=H9giGNVKAJM (favorim en sondaki marş, özellikle kalabalığın bağırdığı kısmı. alın beni götürün uzaklara)

Şarkılardan kesintiler:
www.youtube.com/watch?v=-tILH9osLoU (iyi gruplar hava karardıktan sonra çıkmaya başlıyor) (ben sadece iki grubun ismini daha önce duymuştum ama Koreliler baya eşlik ettiler)

Aynı marşların Koyoncon (geçen dönem katıldığım maçlar) versiyonu:
http://www.youtube.com/watch?v=26PSUPfejb4 (ben stadyumun gölgelik tarafındaydım gariban gibi)

Bu da en sevdiğim marşın geçen seneki İpselenti'de halkın arasından çekilmiş versiyonu:
http://www.youtube.com/watch?v=ncvwOP5pxeI (normalde her halayın farklı harekeleri var ama bunun pek yok. makarena yapılan marş bile vardı da onu bulamadım) (bir de buradaki her halka bir bölüm ya da kulübe ait, marş hareketlerini de sonbeler hubelere okula ilk başladıklarında öğretiyor (ben ona da katılmıştım. hehe))

İyi seyirler!

8 yorum:

  1. gerçekten çok romantik miş yaaa :D

    YanıtlaSil
  2. Tanıdık bir şeyler görmek çok iyi gelmiştir oralarda :)

    YanıtlaSil
  3. Saadet ablacım sana sürekli işim düşüyor da kusura bakma ben bu Kore üniversitesinin fiyat listesini siteden bulamadım rica etsem yardıcı olabilir misin..

    YanıtlaSil
  4. Yazdıkların çok doğru şeyler sana katılıyorum

    YanıtlaSil
  5. etkinlikler çok güzelmiş doğrusu beğendim.^^ hele şu tshirtlere bittim her bölüm için farklı yapmşlar videolarıda izledim izlerken bile heycanlandım orda olmak isterdim marşlarda güzelmiş ^^bunları gördükçe orda nasıl güzel vakit geçirdiğini bi kez daha anladım saadet^^darısı başımıza.ama uzun zamandır yazılarını göremiyorum :( en kısa zamanda yayınlarsın inş çünkü yazlarını okudukça mutlu oluyorum ( ^ ___^ )

    YanıtlaSil
  6. yeni postlar bekliyoruzz bloğunu unuttunmu yoksaa :(

    YanıtlaSil
  7. körede entertaintmentlere gidebiliyormuyuz

    YanıtlaSil
  8. Slm ilk defa bloguna giriyorum çok merak ettim ben girdim yani ygs yee ama kazanmadım sonra bir arkdaşım sınavdan burstan bahsetti çok pahalı mı orası bilgi verirsen çok sevinirim...ve ben korece ve ingilizce bilmiyorum...

    YanıtlaSil