19 Mayıs 2012 Cumartesi

Istanbul Sergisi

Geçen hafta Koreli bir arkadaşım (beraber Akaraka'ya gittiğim)
Kore milli müzesinde İstanbul sergisinin açıldığını söylemişti
Daha önce haber veren hatta gidip resimlerini gönderen Koreli
arkadaşlarım da olmuştu ama bu seferki bize bedava bilet ayarladığını söyledi
Okulun müzesi önceden kaydolan öğrencileri ücretsiz götürüyormuş
O da benim ismimi de yazdırdı kendisiyle birlikte
Bugün de serginin olduğu  yerde buluşmaya karar verdik

Metronun içinde bile posterler var
Seul'ün değişik yerlerine de asmışlar

İçon durağında bluştuk

Yola çıkalım

Müze uzaktan göründü

Müze bahçesindeki gölet


Yaklaştık




Bana çilekli içecek almış
Enerji depolamak lazım

Listeye adını yazdırıp gelecek olan diğer öğrencileri beklerken
Ben de etrafı keşfe çıktım

Namsan Kulesi manzaralıymış


Gölgeyle göz yapmaca


Yavaştan girmeye başladık

Bunlar girişte satılanlar

Baya pahalı çoğu


İlk kısım Hititlerle başlıyor

Koreli arkadaş pek azimli

Normalde bu kitapçıkları çocuklar için satıyor olmalılar

Olsun
eğlenelim, öğrenelim


İzci çocuk grubu da gelmiş


Bunu daha önce buraya gelen başka bir Koreli arkadaşım da sormuştu
Bizim böyle bir atasözümüz yoktu sanki

Çocuklarla fotoğraf çekinmece


Kıyafet denemeler

Bizimle de fotoğraf çekinir misin dediler
Çekinmem mi? dedim
Serginin en değerli parçalarından biri olduğunu tahmin ediyorum

Evladım o şapka senin için değil

Emperors in İstanbul'muş
Hangi imparatorlar?



Hatıra fotoğrafı da çekinelim


Diğer ürünler çok pahalıydı
Arkadaşım bunu aldı
Ben de çini desenli kurşun kalem aldım birkaç tane
Arkadaşlarıma hediye ederim hatıra niyetine

Burası da müzenin ana kısmıymış
antik çağlardan itibaren Kore Yarımadasının tarihi eserleri sergileniyormuş
Müzenin tamamını gezersek bilmem kaç kilometre yürümüş oluyormuşuz
Baya uzunmuş da unuttum şimdi

Bunlar da Korelilere ait antik ürünler

Vazolar felan




Vaktimiz yoktu b kısmı gezmeye, geri döndük



Giderken dondurmacı gördük
Amca fırçaladı beni
Müzeye giderken beni görüp tişörtümden Türk olduğumu anlamış
"Gittin göleti bile inceledin ama bizi görmezden geldin" dedi
O kadar uzaktan görmemişim demek ki, daha şimdi fark ettik dedim
Amcada da ne göz varmış
Maşallah
Yalnız çok eğlenceli biri
Ayaküstü baya muhabbet ettik

Ben dondurma aldım
Arkadaşım da döner aldı

Sonra amca bana döner de verdi ikram olarak

Çini desenli paketlerden de aldım baya
Kore'den ayrılırken hazırladığım hediyeleri içlerine koymayı planlıyorum

İtevon'a geldim yine
Mango suyu getirmiş biri
Çok lezzetli

Lübnan lokantasında felafel denerken
İlk defa yedim
Baya güzelmiş





Akşam Alisa'nın evinde yemek yapmaca
Menü yine aynı

Onun başka bir Amerikalı arkadaşı da katıldı bize
Ufak işleri ona yaptırdık

Kabak doğrasın o

Ben de keki fırına vereyim

Alisa benim için vejateryan Hint körisi pişirirken

Hindistan cevizi sütü olmazsa olmaz

Domates suyu

Köri pişerken

Kek hazır


Ucundan ucundan yemeye başlayalım



Akşam yemeği
Vejateryan köri
Tavuklu patlıcan oturtma

Yemekleri pişirip yemek sehpasına dizince Alisa'nın arkadaşı yemeğimi görüp: "E bunun içinde tavuk var" dedi. Biz de boş boş bakarak "eee?" dedik. Garibim bir an afalladı. "Nasıl ya, hani sen et yemiyordun?" demesin mi? Sonradan anladık kafasının karıştığı durumu. Ben yemeği yapmaya başlamadan önce domates ya da domates sosu lazım demiştim. Arkadaşı da bir koşu markete gidip domates sosu getirdi. Bir baktık, üzerinde tavuklu domates sosu yazıyor. "Ben bunu kullanamam" dedim. Napalım napalım derken dolapta domates suyu buldum. Onu kattım belki işe yarar diye. Gülmeye başladılar. Noldu? dedim, meğer arkadaşı gelirken içecek olarak domates suyu getirmiş. Alisa da kızıp "Sen benim domates suyu sevmediğimi bilmiyor musun, kim içecek şimdi bunu?" demiş. Ben de yemeğe katınca arkadaşı "benim içime doğmuştu işe yarayacağı" deyip üste çıktı. Orada konu kapanmıştı. Onun öncesinde de Alisa, normalde Hint körisinin etli olduğunu, benim için sebzeli yaptığını da söylemiş. Hal böyle olunca kafası karışmış doğal olarak. Bu tavuk özel tavuk dedik sonra.

Bu arada her ne kadar Amerikalılar bazen bana anlaşılmaz gelse de aralarında çok iyi insanlar da var. Kaprissiz, dertsiz, tasasız insanlar. Eğlenceli oluyor onlarla vakit geçirmesi.

Yemek bitti
Muhabbet faslı


2012 Nuclear Security Summit Seul'de yapılmıştı
Alisa da orada gönüllü görevliydi
Teşekkür madalyası göndermişler
Ben de katılmayı düşünüyordum ama başvuru tarihini kaçırmışım
Korece bilmeyince böyle şeyleri hep sonradan öğreniyorum

Bugün kahvaltı haricinde üç öğün yemek yemişim. Döner, felafel, köri. Dünyanın farklı yerlerinden farklı lezzetler. Tombidik bir şey olmasam yakında bari.

6 yorum:

  1. koreyi özlüyor musun saadet abla? benimkide biraz saçma oldu ama :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem ki, özlem karmaşık bir duygu en nihayetinde =)

      Sil
  2. Neyse sonuçta memleketine ve yemeklerine kavuştun :) büyük bir parti verseydin :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Partiye gerek yoktu aslında, yuvaya dönmüş olmak yeter =)

      Sil
  3. Vejeteryan olduğun için mi et yemiyorsun yoksa korede özellikle mi et tüketmedin? Bunu daha önce açıkladıysan kusurabakma(Göremedim başka bir yerde. )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vejeteryan değilim ama belirli yerler dışında et yemiyorum (hatta içinde hayvansal yağ ya da jelatin gibi ürünler barındıran hazır yiyecekleri de tüketmemeye çalışıyorum). Aslında protein ihtiyacı konusunda sıkıntı olmayacağını bilsem hiç et yemem ama.. Hayvanların kesim sürecinde maruz kaldıkları muamele hoşuma gitmiyor. İslami kesim denilen Helal gıda damgalı ürünleri tercih etmemin asıl nedeni de o. En azından birileri o hayvanlara belirli kurallara uyarak yaklaşıyorlar. Ya da öyle umuyorum.

      Sil