26 Mayıs 2012 Cumartesi

MT

Daha önce de bahsetmiştim, Kore'deki üniversite grupları üyelerini kaynaştırmak adına yaptıkları etkinliklerde çok aktifler. Diğer üniversitelerde de durum nasıl bilmiyorum ama SKY olarak kısalttıkları üç en iyi üniversitede böyle olduğunu tecrübe etmiş bulundum. Bu etkinlerin en yaygın olanlardan biri de MT adını verdikleri (emti diye söylüyorlar ama anlamını hala öğrenebilmiş değilim) gezi türünden, toplaşıp yemek pişirme, sonra da sabaha kadar oyunlar oynayıp muhabbet etme faaliyeti. Benim üye olduğum KUBA ve KUDT de daha önce MT için değişik yerlere gitti. Ben hem vakit uyuşmazlığı yüzünden hem de nasıl bir şeyle karşılaşacağımdan emin olamadığım için ikisine de gitmemiştim. Sonradan öğrendim ki aslında MT'ye katılmak grubun bir parçası olmak adına önemli bir kararmış, sadece öğrenci grupları değil bölümlerde de bu yapılıyormuş, onlara katılım daha da önemliymiş. Bir ara Salam Nuri olarak MT yapsak mı diye konuşulduğu da olmuştu ama bu kadar kıymet verilen bir öğrenci geleneği olduğunu hiç düşünmemiştim. Gitmesem de olur demiştim KUBA ve KUDT MT'leri için. Zaten iki grubun üyeleriyle de çok yakın olmadığım için gitmediğime üzülmedim ama bu seferki grup, bana karşı cana yakınlığını hiç azaltmamış üyeleriyle sevdiğim ACC (art critique club, ben kısattım bunu hehe) olunca gitmeye karar vermiş oldum. Yine her zamanki gibi fazla soru sormadan buluşma yerine vaktinde gelmek üzere anlaşıp katılacağımı kesinleştirdim.


Misafirimiz üşümüş mü ne?
Kışa hazırlık

Koştura koştura haftalık toplantıya yetişmece



Hurma getirmiş biri
Bu hafta çikolata yok anlaşılan


Gelecek program için posterimiz de hazır







Yemeğe gitmek için herkesi toplama çabaları



Bibimbap

Öğle yemeğim
Sundubu
Tofulu çorba gibi bir şey
En sevdiğim yemeklerden biri
Çömlekte geldiği için hala kaynar vaziyette oluyor

Geri döndüğümüzde her taraf çarşaflarla kaplanmıştı
Normalde Ramazan'a doğru toplu iftar için yapılıyormuş ama
bu sene niye erken başladılar ki?


Yukarı çıktık biz de




Koreli Müslümanlar da pek artistler






MT için okula dönerken
yoldan çikolata almayı ihmal etmeme

Okula doğru yürürken yolda dünün kahramanı Jay'i gördüm
Deli misin, ya reddedilseydin felan dedim
Gözler de şişmiş, muhtemelen gece boyunca uyumamış
Ünlü olmak zor iş tabi

Yol üstü imza kampanyasına katılma








Üyelerden birini daha beklerken resim çekinmece

Otobüsle gideceğimizi zannedip diğer tarafa gideceğimizi
düşünürken bu tarafa geldik
Ana meydandaki yer altı plazasının arka kapısı

Aşağı iniyoruz

Bir kat daha inelim

Plazanın bir kat altında da araç parkı varmış
Hiç bilmiyordum
Ben de diyorum bu öğrencilerin hiç mi arabası yok diye
Bilkent yolları araba dolu olurdu
Kampüste hiç araba görmememin mantıklı bir sebebi varmış demek ki


Korelilerin araba arkası yazıları da böyle oluyormuş

Aracımız geldi
Gidebiliriz

Kampüste bu yoldan giden arabaları görmüştüm de
Bu arabalar nereden çıkıyor diye hiç düşünmemiştim
Bu kadar şaşırmam da şaşırtıcı ama
Sözde kendimi okulun her tarafını keşfettim diye bilirim
Okul, sen mi yaman ben mi yaman dedi bana








Dediklerine göre MT'nin MT sayılması için
grubun amacıyla alakalı bir etkinlik yapmak gerekiyormuş

Olayı daha yeni yeni kavrıyorum
Takipte kalmaya devam

Ünlü bir resim sergisine gelmişiz

Sümüklü seni

Bir an beleş zannettim
Değilmiş meğersem

İlginç bir sanat türü olsa gerek




Bu gözden bakınca üç boyutlu resimler görecekmişiz

İlluminati??!!
Nerelere geldim ben?

Delikten bakınca bunlar görünüyor
Pek bir özelliği olmasa da
hiç yoktan iyidir




Margaret Thatcher?

Duvardakiler ünlülerin resimleriymiş meğer

Bu da Tomb Raider olsa gerek
Altında Angelina Jolie imzası bile var
Kendi imzası olmayabilir tabi
Bilemedim








Karşıdaki resim bir yerlerden tanıdık geldi

Önünde fotoğraf çekinelim hemen


Bu makyaj ürünlerinden görmüştüm daha önce

Gezmekten yorulunca, gözden bakabilmek için
üzerine çıktığımız platforma oturdum
Görevli kadın hemen gelip uyardı
Meğer içinde düzeneği çalıştıran bilgisayar varmış
Başka yer mi bulamadınız, ben onu takoz zannettim dedim
Herkes öyle zannediyormuş
Uyarmaktan dilinde tüy bitmiş olsa gerek



Başka bir sergiye doğru geçiş yapalım


Koridordan geçerken
düğün merasimine tanık olmuş olduk



Koreli ebelerin hanbok aşkı hiç bitmez

Sergiye girdik bile
Uzaktan çok güzel görünüyor
Her biri değişik çizilmiş baykuş


Bir ton boya harcanmış gibi sanki


Üst kata da bakalım



Alt katta düğün bitmek üzere





Sonunda dışarı çıktık

Serginin binası
MT için gideceğimiz ev buraya çok yakınmış

Burası zengin mahallesiymiş
Ünlüler çoğunlukla burada yaşıyor dediler

Ama önce alışveriş yapalım diye yürüye yürüye
yokuş aşağı indik


Bir üye daha katıldı bize
Bir de kımıldamasa


Arabayla ineceğimizi söyleseler
o kadar yolu zahmet etmezdim




Markete doğru yol alalım

Girdik bile




Alışveriş aşaması tamamlanmak üzere
Kilo kilo et, paket paket ramen aldılar
Etsiz ramensiz MT olmazmış
Bana uygun bir şeyler almayı da ihmal etmediler tabi


Bu sefer yokuşu arabayla çıkıyoruz
Onu da yürüttürseler geri dönecektim
O derece
Geldik
Burası üyelerden birinin eviymiş

İlk defa bahçeli bir Koreli evi göreceğim
Hadi bakalım



Hayıııır
Köpeeek
Ben çok korkarım
Eve girene kadar baya uğraştık

Alışveriş ganimetlerini hemen mutfağa bırakalım


Kendi eşyalarımızı yukarı bırakacakmışız


Büyük küçük fark etmiyor demek ki
Koreli evleri genellikle sade oluyor
Gittiğim evlerde genelde ilk dikkatimi çeken de perde ve halının olmaması
Halısız daha sağlıklı demişti bir arkadaşım
Temizlemesi de kolaymış
Bir de alttan ısıtmalı evlerde kullanılmıyormuş

Odasına geldik
Çantalarımızı buraya bırakacakmışız
Kendisine kocaman bir kütüphane oluşturmuş
Gruptakilerin kitap düşkünü olduğunu zaten biliyorum da
Bu kadarını bilmiyordum
Manga koleksiyonu da varmış

Sporcuların kullandığı besin tozu gibi bir şeymiş
Küçük şişelerde olanını görmüşüm de
5 kiloluk bidon hali biraz fazla sanki


Her taraf manga

Bölümden arkadaşlarıyla toplu resimmiş sanırım
Böyle beyaz fon grup fotoğraflarından daha önce de görmüştüm
Bu da bir öğrenci geleneği olsa gerek

Çocukken şekermiş ama
Winnie winnie

Yemeği yeyince burada film izleyecekmişiz


Yemek hazırlıklarına başlayalım


Bu çikolatalı bisküviler en sevdiklerimden

Şişe mantarlarını biriktirmişler

Bunlar et yemediğim için bana alınmış
Ne ara aldılar bilmiyorum ama çok düşünceliler

Etleri ızgara yapmaya başlayalım



Bu biberler de ellerimden öpermiş

Keselim bakalım



Biberlerden sonra tabi ki de soğanlar var


Soğanlardan sonra havuçlar


Cam kapakla çok güzel kamufle olunur

Grubun en çekingen üyesini sonunda çekebildim
Identity politics dersini birlikte alıyoruz
ama yine de konuşturmak çok zor
Hatta hem aynı klüpte hem aynı derste olduğumuzu
çok uzun zaman sonra fark etmiştim




Lokum
Annesiyle Türkiye'ye gezmeye gittiklerinde almışlar
Turla gittikleri için gezinin tadını çıkaramadığından daha önce bahsetmişti

Tavayı yağlayalım

Doğradığım sebzeler sonunda bir işe yarayacak anlaşılan
Önce havuçları koydular





Daha sonra diğerlerini
Fried rice olacakmış
Kavrulmuş pilav yani

MT birasız olmaz, senin için de alkolsüz bira aldık dediler
Çok naziksiniz ama ben almayım dedim
Hiç  alkol yok dediler ama olsun
Düşünmeleri yeter


Sofra yavaş yavaş ortaya çıkıyor

Kaşık çok şekermiş

Normalde fried rice salamlı yapılır ama
ben yemiyorum diye ton balığı eklemişler
Salamları benimkini ayırdıktan sonra katacaklarmış ya
Bunlar böyle yaptıkça içim sıcak sıcak oluyor ama

Tonbalığı konservesini sıyırmaca
Parmağını kesti ama
Kıyamam


İlk yardım yapalım hemen



Tonbalığını kattıktan sonra iyice kavurup
yumurtaları katıyoruz

Görevi hemen devralalım

Benim payımı ayırınca salamları eklemece
Salamlar yumurtalar iyice piştikten sonra eklendiği için
tadının nasıl olacağı konusunda endişeliyiz

Sofraların olmazsa olmazı kimçiyi de keselim

Kimçi dolabıymış bu
Kimçi için ayrı bir soğutucu olması ilginç

Kimçiler kesilirken

Sofra hazır







Köpüş

İlginç bir tablo


Bunu da Türkiye'den almışlar

Alkolsüz bira fikrinden sonra kola daha mantıklı
Gerçi bunun içinde ne olduğu daha belirsiz ama




Yemeye başlayabiliriz

Sofraya oturmadan önce fotoğraf çekinmek için yukarıdan makinemi alıp geleyim bekleyin dedim
Aşağı inerken ev sahibi üyenin annesiyle babası kapıdan giriyordu
Sen şu Türk kız olmalısın, oğlumuz senden çok bahsetti felan dediler
İkisi de akıcı İngilizce konuşuyor
Ayrıca annesi çok genç ve güzel bir kadın
Koreli kadınlar kendilerine çok iyi bakıyorlar
Annesinin de yardımıyla toplu hatıra fotoğrafını çekinebildik
İnanılmaz çekingen ama bir o kadar da sıcakkanlı insanlar
Salam Nuri'den sonra kendimi en yakın hissettiğim grup
Hatta bazı konularda daha yakın bile diyebilirim
İyi ki tesadüfi bir şekilde aralarına katılmışım
İyi ki varlar

Bundan annem de yapıyordu
Ama pirinç yerine bulgur kullanarak



Dağ gibi bulaşık, ama içimiz rahat
Çünkü kura çekilecek

Yemeği siz yaptınız bulaşığı ben yıkayayım deyip gönüllü oldum
Yardımcı için gönüllü çıkmayınca kura çektiler
Bu çıktı
Mecbur kalınca konuşabiliyormuş
Orta Doğu tarihi ve felsefelerinden konuştuk
Tam bulaşıklık konu
Baya bilgiliymiş bu konuda
Dibimizdeki coğrafya hakkındaki bazı konularda az bildiğimi fark ettim
Biliyorum ama bir Koreliden daha az bildiğimi bilmek ezdi beni
Ühü
Pırıl pırıl yaptık mutfağı


Sıra benim tatlı olarak söz verdiğim fondüde
Meyveleri asistana bırakalım

Ben çikolataları benmaride eritmekle meşgul olayım



Çikolatayı eritirken sigortalar atınca yukarıdan ev sahibi üyeyi çağırdık
O da halledemeyince annesini çağırdı
Bozulmuş sanırım

Her seferinde tekrar tekrar atınca beni yandaki yedek mutfağa gönderdiler
O kadar rahatım ki
ne ocak bozdum ne sigorta attırdım
Asistanım baya endişelendi ama
Ocağı ıslak süngerle yıkar gibi sildiğim için olmuş
Öyle dedi
Biz bozduk dedi
Morali de bozuldu doğal olarak
Ben ocak silmede uzmanım, sudan bozulmaz o dedim
Bizden kaynaklanmıyordur dedim
Tipten belli zaten

Biz bozmadık dedim ama ikna edemedim
Fondünün de keyfini çıkaramadı


Bu sefer bulaşık kurasında onlar çıktı
Biz de yukarı çıktık

Burası kardeşinin odasıymış
Kendisi de askerdeymiş
Gece uykusu gelen olursa buraya gelip uyuyabilirmiş

Oyuncak robot koleksiyonu varmış kardeşinin

Ailecek bir kitap düşkünlüğü var anlaşılan

Film izleme vakti

İzleye izleye The Simpsons izledik

Bunları yiyecekmişiz
Doymadık bir türlü
Müzik faslı
Tarkan'ı Korece çevirisiyle dinleyeceğim hiç aklıma gelmezdi
Filmden sonra sabaha kadar oyun oynayıp muhabbet ettik. Oyunlardan birinde küçük kağıtlara herkes bir yemek ismi yazıp katlayarak ortaya koyuyor. Sonra ortadan çekip içindekine bakmadan alnımıza yapıştırıyoruz. Sıra kendimize gelince sorular sorarak alnımızdakinin ne olduğunu bilmeye çalışıyoruz. İlk turda ben Korece yemek isimlerine fransız kalınca ikinci turda pizza mizza yazdık. Baya eğlenceli ve ilginç oyunlar olsa da bir kısmı bizim çocukken oynadığımız oyunlara benziyordu. Hatta bir ara el el epenek oynamaya başlasak şaşırmayacaktım yani, o derece. Ama bu sayede MT'nin neden bu kadar önemli olduğunu öğrenmiş bulundum. İnsanları kaynaştırma açısından etkili bir yöntem.

Sabaha doğru gün ışırken annesi hoşçakalın demeye geldi. İşe gidiyorlarmış. Sabahın köründe işe gidildiğini görmek benim Türkiye'den pek alışık olmadığım bir durum. Sonra da o saatlerde horul horul uyuyan bir milletin evlatları olarak Kore nasıl gelişti diye şaşırıp duralım. Gerçi bizde de var gece gündüz çalışan insanlar ama genel bir durum değil. Neyse. Güzel bir gündü. Özellikle her ne kadar bir kısmı İngilizce bilmese de ACC'nin üyelerinin ne kadar ince düşünceli ve başka kültürden birine bu kadar hassas davranmasını anlamam beni mutlu etti. Daha önce de bana karşı naziklerdi zaten ama bu sefer içtenliklerini de görmüş oldum. Öyle yani. Bakalım bir daha böyle bir ortam bulabilecek miyim.

2 yorum:

  1. Ne güzelmiş öğrenci grupları, etkinlikler. Anne babayı da burdan sevdim. ^^

    YanıtlaSil
  2. Küçük tavsiye kutusunu bulamıyorum

    YanıtlaSil