5 Haziran 2012 Salı

Türk Ürünleri Fuarı

Bugün Emre Coex'e Türk firmalarının geldiğini söyledi. Arkadaşları söylemiş ona da. Yiyecek firmaları da varmış bi bak istersen dedi. Yiyecek varsa ben de varım dedim düştüm yollara:

Kore kamyonu




Reklamlar

Rengarenk

G20?

Coex'e doğru yol alalım



Poşet su şişesi

Başka bir etkinlik daha var sanırım
Hanboklular gelmiş



Yavaştan bayrak kendini göstermeye başladı

Girişe bu levhaları koymuşlar



Beni Türk olduğum için firma elemanı zannettiler
Ziyaretçi kartı yerine görevli kartı verdiler



Bu lambaları hep sevmişimdir



Stantta tanıdık birileriyle karşılaşmaca



Bakırlar bile var


Lokum denemece

Bikaç tane alabilir miyim dedim
Olur dediler



Çinliler de böyle şeyler satıyorlardı

Bugünün bilançosu

Han Nehri'ni geçelim

Metroda eylemcilerle tanışmaca
Bu sıralar Dokdo Adası mevzusu çok gündemde
Hem tarihi hem coğrafi olarak Korelier'e
ait olduğunu gösteren pek çok yayın yapılıyor



Yoldan aldığım ekmekle
sınıfa gül reçeli denettirmece
Banarak yiyeceksiniz yoksa olmaz dedim
Çok beğendiler
Lokum tadı varmış
Öyle dediler

Gül reçeli bu kadar kaldı

Akşam kahvaltısı
Ben gelene kadar ekmekler bile hazırlanmış

Reçele doyduk

Mutluluğu yüzden okumaca


Fuarda Türk firmaları vardı olmasına da dediklerine göre tanıtım iyi yapılmamış. O yüzden gelen giden çok az dediler. Onlar farklı bir ortam bekliyorlarmış. Tabi bu durum en çok bize yaradı. Ellerindeki malları geri götürmemek için gelen Türk öğrencilere felan veriyorlarmış. Ben de nasiplendim bundan. En çok da reçellerin sahibi firma verdi. Adını daha önce duymamıştım ama reçelleri gerçekten güzel (reklamlarını da yapayım hemen). Hele Kore'deki jelimsi reçel adı verilen sıvılardan sonra bizim reçellerimizin kıymetini daha iyi anladım. Bu arada Yörsan'a İtevon'daki marketlerde peynirin çok pahalı satıldığını söyledim. Zaten Kore'de beyaz peynir yok, Türk firmaları da olaya el atmayınca karaborsadan gidiyor deyince ilgilerini çekti. Neredeymiş bakalım bu marketler dediler. Haritadan gösterdim. Suçüstü yakalayacaklar sanırım. Gitsinler de görsünler bizim halimizi. Belki acırlar da şu garibanlar hatırına Kore'ye ihracat yapalım derler. Yine de bir kutu keçi peyniri vermeyi ihmal etmediler. Sağolsunlar. Gerçi ona Emre el koydu ama olsun en azından uzun bir aradan sonra keçi peyniri yemiş bulundum. Tadını bile unutmak üzereymişim neredeyse. Bir de Çaykur'dan birkaç çay poşeti istenmiştim. Diğer stanttakilerin bana poşet poşet yiyecek verince benim ne kadar mutlu olduğumu görünce beni sallama çaylarla gönderdiğine pişman oldular herhalde. Çıkışta arkamdan biri yetişip bir kutu demlik çay verdi. 

Bu kadar çok Türkü hem de Türkiye'den gelen taze yiyeceklerle görmek gerçekten mutlu ediciydi. Ben tadımlık eşantiyon bir şeyler bulurum midem bayram eder diyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Gesaş'a da mail gönderdim. Fuara gönderdiğiniz elemanlar bizi çok mutlu ettiler, teşekkür ederiz diyerekten. Keşke daha önce gelselerdi. Gitmeme az kaldığı için Türkiye'de bulmama imkan olmayan yemekleri olabildiğince yemeye çalıştığım bir sırada bu yapılmaz ki. Türkiye'de de buna benzer Kore fuarı bulabilirim umarım. Bakalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder